TÜRK YAZARLAR

Anasayfa

Günümüzde insan hayatını şekillendiren en önemli icatların başında teknoloji gelmektedir. Teknoloji öyle bir hal almıştır ki elimize, evimize, işimize girmiştir. Örneğin, televizyon herkesin evinde bulunan bir alettir. Evinde televizyon olmadığını duyduğumuz kişilere ise şaşkınlıkla yaklaşırız. Yayınlanan diziler, filmler, haberler ve çok dahasını televizyondan öğreniriz. İzlediğimiz dizi ya da filmlerde bir karakter severiz ve takip ederiz. Bu kişilere aktör, artist, oyuncu deriz. Peki, şunu merak etmez miyiz? Mesela tarihteki ilk aktör ve oynadığı ilk film neydi? Ya da mesela ilk sakız, kaçırılan ilk uçak, ilk bilgisayar, ilk boşanma olayı veyahut en yüksek dağ, en uzun nehir, en pahalı gitar, dünyanın en derin noktası. Bunlar ve dahası birçok bilgiye Arman Polatlı’nın yazarlığını yapmış olduğu Tarihin İlkleri ve Enleri kitabında cevap buluyoruz.
Sinan Meydan, İnkılap Yayınevi'nden çıkarmış olduğu esere muhteşem bir isim bulmuş. Çünkü bir yazarın kitap adıyla ve kapağıyla okuyucuyu etkileyebilmesi, onu kitabın içine çekebilmesi çok önemli. Atatürk Etkisi de sadece ismi ile bile okuyucuda merak uyandırıyor. Sinan Meydan ilk defa bir Atatürk kitabı yazmadı. Türkiye'de Atatürk üzerine çalışmalar yapan ve halka Atatürk'ü anlatan en önemli tarihçilerden biri demeyeceğim çünkü en önemlisi. Hayatını tarihin başka alanlarına veya başka şahsiyetlerine adamadı. Sadece ve sadece Atatürk üzerine yazdı, düşündü ve yaydı.
Bağımsız Bosna-Hersek kurucu Cumhurbaşkanı, İslam Manifestosu yazarı ve Genç Müslümanlar teşkilat üyesi Aliya İzzetbegoviç, Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti’nin sözde toplumsal düzenine yönelik tehdit iddiasıyla yargılandığı Saraybosna Davasında yargıçlara verdiği ifadesini bu sözlerle bitirmişti. Yazarlığını Ömür Uzel’in yapmış olduğu Tarihe Geçen Savunmalar adlı kitap bizlere, hem ülkemizde hem de dünyada davalarındaki savunmalarıyla, mücadeleleriyle ses getirmiş olan şahsiyetlerden bahsetmektedir.
Zorba kral Gururlu Tarquinius alaşağı edildikten sonra oğlu Sextus Tarquinius, Collatinus’un karısı Lucretia’ya tecavüz etmiş, bunun sonucunda Cumhuriyet isyanı ateşlenmişti. Lucretia, Sextus’un tecavüzünden sonra yukarıda ki sözleri söylemiş daha sonra da kalbine bir bıçak saplayarak hayata veda etmişti. Brütüs, Lucretia’nın kalbinden bıçağı çekip, intikamını alacağı konusunda yemin etmişti. Keza, bunu da gerçekleştirecekti. John Hirst’in yazarlığını yaptığı, Kısa Avrupa Tarihi adlı kitabın içeriği, Avrupa’da Klasik Çağ ve Orta Çağ’dan başlamış, İki Dünya Savaşına kadar devam etmiştir.
“Vatan için millet için çalışıyor ben onu tutuklamam!” General Kazım Karabekir, İstanbul’dan ona gelen Mustafa Kemal Atatürk’ü gördüğü yerde tutuklama emrini böyle reddetmiş ve hatta Atatürk’e “Ordumla emrinizdeyim Paşa’m” demişti. Yazarlığını Berk Sayar’ın yapmış olduğu “Kazım Karabekir’i Kızından Dinledim” adlı kitap, Kazım Karabekir’in hayatını, bilinmeyen yönlerini, Mustafa Kemal Atatürk ile arasındaki ilişkiyi, İzmir Suikastında yargılanma sürecini ve dahası hiç duymadıklarımızı, kızı Timsal Karabekir Yıldıran’dan dinleme şansı sunuyor. Öyleyse, Timsal Karabekir Yıldıran’ın dediklerine kulak verelim ve dinleyelim, Kimdir Kazım Karabekir?
Okuduğumuz kitaplar kategorilerden oluşur. Mesela bunlar tarihi, edebi, felsefi, fantastik ya da biyografik türdür. Bu sıralama uzar da gider. Ancak Hakan Günday, Ziyan adlı yapıtında bu kategori kanunu öyle garip şekilde alt üst etmeyi başardı ki günlerdir kendime gelemeyip acaba sizlere nasıl aktarsam diye düşünüyordum. Çünkü ‘’Ziyan’’ ebemkuşağı derler ya hani işte o derece karmaşa sorumluluğu içerisinden sıyrılmayı başardı.
Cemile, eniştesi Ali Kamil Bey’den, Halide Edip’in Sultanahmet Meydanı’nda yapılacak olan mitingine gitmek için izin isterken böyle söylemişti. İzmir’in işgali tüm aileyi hatta tüm milleti üzmüş, Halide Edip ise Sultanahmet Meydanı’nda “Yedi yüz senenin tarihini ağlayan minareler altında yemin ediniz!” diye halka seslenmişti. Yazarlığını Yeşim Çağla Ural’ın yapmış olduğu, Esir Şehirde Bir Kadın adlı kitabın sayfalarını 10 Nisan 1919 tarihinde açıp, Ocak 1930’da kapatırken bize o yıllar arası gerçekleşen Milli Mücadele’den, işgallerden ve Türk kızı ile Rum erkeğinin imkansız aşkından bahsedecekti. Keriman ve Hristo….
 3  ...
YABANCI YAZARLAR