TÜRK YAZARLAR

Anasayfa

Halide, Mustafa Kemal Paşa’ya duyduğu hissiyatı içinde yaşamış, kimi zaman aldığı ufak notlarda, kimi zaman ona davranışlarında belli etmiştir. Yazdığı Kalp Ağrısı adlı kitabında başka bir tasvir üzerinden anlatıyor hem kendisini hem de Mustafa Kemal Paşa’yı. Halide’nin Mustafa Kemal Atatürk’e duyduğu sevgi, Paşa’nın silah atışı sırasında dudaklarından çıkan şu cümleler ile başlamış, Halide hayata gözlerini yumana kadar devam etmiştir. “Sonu belli olmayan bir savaşın içindeyiz. Kazanmak kadar kaybetmek de var. Silahı nişanlanmayı iyi öğrenin ki kaybedersek ilk kurşunu bana atarsınız, ikinciyi kendinize…”
Sultan Süleyman Zigetvar seferinde hayatını kaybedince başa 2. Selim geçmiş, Josef’i Müslüman olma konusunda sorgulamıştı. Josef Müslüman olursa sadrazam olabilirdi ve Selim, Josef sadrazam olsun istiyordu lakin Josef’in böyle bir düşüncesi yoktu. Selim, başa gelir gelmez Frenk Bey’i Nakşa Adaları Dükü (Ege denizinde) yaptı ve ona Müteferrika demeye başladı. Aynı zamanda Kıbrıs’ı alacağının ve onu da Kıbrıs Kralı yapacağının sözünü de verdi.
“Bu dünyadaki her ulus hayatta kalmak ister ve hayatta kalmak mücadeleye bağlıdır… Bu ülke kesinlikle modern, ilerici ve gelişmiş bir ülke olacak. Bu bizim için bir hayatta kalma mücadelesidir.” Başarının ve hayatta kalmanın mücadele gerektirdiğinden sıklıkla bahseden Mustafa Kemal Atatürk, 1923 yılında Akhisar’da yaptığı konuşmasında da bu düşüncesini yinelemişti. Yazarlığını Halil İnalcık’ın yapmış olduğu “Osmanlı ve Avrupa” adlı kitap, Osmanlı İmparatorluğu’nun siyasi gelişimi, Batılılaşması, Osmanlı’nın Avrupalı devletlerle ilişkisi, Cumhuriyetin kuruluşu ve benzeri konular hakkında bize bilgiler sunmaktadır.
“İstanbul’da Latin külahı görmektense Türklerin sarığını görmek daha iyidir.” Bu söz Büyük Dük Luc Notaras’a mal edilmişti. Yazarlığını Jean-Claude Cheynet’in yaptığı, çevirmenliğini İsmail Yerguz’un üstlendiği Bizans Tarihi adlı kitap, Doğu Roma’nın kuruluşu, Ortaçağ Devleti’nin oluşumu, Bizans’ın Latinlerle ve Türklerle ilişkisi dahil olmak üzere birçok konuyu ele almış, merak ettiğimiz tüm sorulara cevaplar vermiştir.
İlber Ortaylı’nın yazmış olduğu, “Hukuk ve İdare Adamı Olarak Osmanlı Devleti’nde Kadı” adlı kitap, kadılara yolsuzluk sonucunda uygulanacak cezalardan 1595 Adaletnamesi başta olmak üzere, kadı olabilmenin nitelikleri, öğrendikleri ilimleri, tayin yerleri, meslek süreleri, aldıkları ücreti, yetkileri, protokoldeki yerleri, azil edilme sebepleri ve dahasını anlatmaktadır.
 2  ...
YABANCI YAZARLAR