TÜRK TARİHÇİLER

Anasayfa

“Son İmparator Aldülhamid” ile açtığımız kitabın kapağını “Yüzüncü Yılında Cumhuriyet” ile kapatıyoruz. Kitabı okurken tarihin her sahnesine tanıdık ediyor, yeri geliyor Abdülhamid’in Dolmabahçe Sarayı’nı yaptırışına, Birinci Meclis’in kuruluşuna, Adnan Menderes ile Atatürk’ün tanışmasına ve çok daha fazlasına şahitlik ediyoruz.
"Mustafa Kemal Atatürk ve Din" konusu her daim tartışmalı bir konu olmuş, okunan her anıda, görülen her fotoğrafta sorgulanmıştır. Bizlere cevap veren kimi zaman Atatürk’ün fotoğraflarında semaya açılan elleri olmuş, kimi zamansa mecliste yapmış olduğu konuşmaları. Peki, kimdir Atatürk?
“Suikast kararı, Terakkiperver Partisi genel merkezince alınmıştır!...” Arkadaşları Laz İsmail ve Çopur Hilmi ile Atatürk’e İzmir’de suikasta girişen Sarı Efe Edip yargılandığı İstiklal Mahkemesi’ndeki ifadesinde bu cümleyi söylemişti. Uğur Mumcu bu kitabında adından da anlaşılır olduğu üzere Mustafa Kemal Atatürk’e yapılacak olan suikastı, bu suikastın suçlularını-suçsuzlarını, suikast zamanı olayların yörüngeden çıkmasını, suikastın nedenlerini ve aslında Atatürk’ün en yakın dostlarının en büyük düşmanları olduklarını öğretiyor bizlere.
Savaşların olduğu o bedbaht zamanda fiziken ve ruhen dik durmaya çalışan bir kadın anlatılıyor bizlere. Bir kadının anneliğini, sevgililiğini, askerliğini, cesaretini öğreniyoruz Halide romanında. Cepheden cepheye, mitingden mitinge koşarken oğulları Ali Ayetullah ve Hasan’ı pek görememiş, evlatlarının kokusunu doyasıya ciğerlerine çekememişti Halide.
Kitapta 1940'lı yıllarda nitelikli öğretmen yetiştirmek amacıyla açılan ve kapatıldıktan çok sonra bile İsrail'in bizden alıp uyguladığı Köy Enstitüleri projesi anlatılıyor. Aziz Sancarları yetiştiren hocaların mezun olduğu, Amerikalı eğitim uzmanlarının bile imrendiği o okullar anlatılıyor. Bugünün aksine işte o zaman dünya bizi gerçekten kıskanıyordu.
 2  ...
YABANCI TARİHÇİLER