TÜRK YAZARLAR
Osmanlı-Türk Anayasal Gelişmeleri / Bülent Tanör

Bülent Tanör’ün yazarlığını yaptığı “Osmanlı-Türk Anayasal Gelişmeleri” adlı kitap, Türk Devleti’nin anayasal süreçlerinden bahsetmekle beraber, ne sebeple değişim gösterdiklerini de bizlere anlatmaktadır. Öncelikle,Osmanlı İmparatorluğu’nda siyasal değişmeler dinamikleri farklı kanallarda aranır.Örneğin;

a)Feodal Tepki

b)Halkın Tepkisi

c)Dış Baskılar

d)Liberal-reformist Girişimler

e)Ulusal Tepkiler

Bu tepkiler nedeni ile devlet düzeninde değişmeler meydana gelmiştir. Ekonomik açıdan 17.-18.yy Osmanlı için çöküntü dönemi olmuş, savaş giderleri ve dirlik bozulması, üretimin azalmasına sebebiyet vermiştir. Reformist düşünceler yankı bulsa da en önde ulema olmak üzere pek çok kesim karşı çıkmıştır. Ulema, şeriat kurallarına aykırı bularak reformist düzeni baltalamıştır. 18.yy’da ise yarı feodal gruplar oluşmuş, bu gruplar sonrasında değişimlerin sağlanmasında öncü olmuşlardır. Ayan, paşa gibi unvanlarla anılmışlardır. Asi grupların saldırılarına, kız kaçırmalarına, zulümlerine uğrayan halk isyan etmiş, bu durum çöküntü sürecini de hızlandırmıştır. Halka zulüm edenlerin, halkı koruyan (!) tabakadan olması (askerler, tımar sahipleri, ulema, kadılar) halk deyişi ile ifade edilmiştir:

“Şalvarı şaltağ Osmanlı

Eğeri kaltağ Osmanlı

Ekende yoğ biçen de yoğ

Yiyende ortağ Osmanlı”

Koçi Bey, risalesinde bu çöküntü sebebini padişaha dayamış, halkın derdini dinlemediğini belirtmiştir.(Sultan Murad’a sundu)

TANZİMAT’A HAZIRLIK

3.Selim bu durumlardan reformist hareketlerle çıkılabileceğine inanmış,  niyeti yeniçerileri kaldırmak, ulema nüfuzunu kırmak ve batıdan yenilik almak olmuştur.  Bu dönem askeri anlamda Fransız uzmanlar getirilerek, asker aydın tipinin doğmasına da zemin hazırlamıştır. Bu döneme “Lale Devri” adı da verilerek, yenileşmenin yolu açılsa da,Kabakçı Mustafa isyanı ile son bulup, Nizam-ı Cedid ordusu da dağıtılmıştır.

SENED-İ İTTİFAK (1808)

II.Mahmut, Rusçuk ayanı Alemdar ile anlaşma yaparak tahta çıkmış,  ayanlarla konuşularak ortaya çıkartılan bu metni yalnızca 4 ayan mühürlemiştir. Padişah güvence altına alınmış, padişaha isyan edenlerin ayanlar tarafından bastırılacağına dair ibareler eklenmiş, devlet güvenliği ayanların eline bırakılarak bu durum ayanlarca taahhüt edilmiştir. Ancak Alemdar’ın öldürülmesi sonucu bu anlaşma uygulanamamış ve “Ölü doğmuş bir belge” olmuştur. Bir kısım yazarlar belge için anlaşma-uzlaşma tabirini kullanmaktadırlar. Sened-i İttifak geçici bir mutabakat olduğu için krala zorla dayatılan Magna Carta anlaşması ile uyuşmaz.

II.Mahmut başa gelir gelmez Sİ imzalamış, Alemdar’ı ortadan kaldırmış ve Yeniçeri Ocağını da kapatmıştır (Vaka-yi Hayriye) Ayrıca Meclis-i Vala-yı Ahkam-ı Adliye’yi de kurmuştur.(Danıştay) Halkına da her daim eşit yaklaşmıştır.

TANZİMAT DÖNEMİ

Tanzimat ile Osmanlı Devleti’ndeki herkesin can,mal mülk güvenliği garantiye alınmış, askerlik alanında düzenlemeler getirilmiştir. II.Mahmut Tanzimat’a gidilen süreçte reformist çalışmaları için iki kişiyi görevlendirmiştir(Mstafa Reşit, Lord Stratford) II.Mahmut dönemindeki Balta Limanı Antlaşması ve Kavalalı sorunu devleti iyice zayıflatmıştır. Buna istinaden hazırlanan TF, 3 Kasım 1839’da Gülhane’de okunmuştur. TF bir fermandır, padişah ağzından kaleme alınmıştır. TF, laikleşme yolunda evrimi haber vermiştir. Tanzimat sonrasında 1856’da Islahat Fermanı ilan edilmiş, Arazi Kanunnamesi ile yabancıların taşınmaz mal elde etmesini yolu açılmış hatta Kuran’a aykırı ibareler de yer almıştır. Islahat aslında gayrimüslimlerin bir bağımsızlık bildirisidir. Gayrimüslimler için yerel meclisler kurulmuştur.

Tanzimat ile birlikte köle pazarı kapatılmış ve Abdülaziz harem kurmayacağını da belirtmiştir. Din, vicdan, basın özgürlükleri de gerçekleşmiştir. Köylü nüfusu iyileştiren uygulamalar da yer almıştır. Osmanlı “ümmet” ideolojisine dayalı olduğu için, millet sistemi ile ilgili olan Tanzimat ne yazık ki pek etkin olmamıştır.

I.MEŞRUTİYET(1876 KANUN-I ESASİ)

Abdülhamit, Genç Osmanlılar’ın hazırladığı KE kabul etmiş ve tahta çıkmıştır. KE bir ferman anayasa örneğidir. Heyet-i Mebusan’da seçimle gelmiş ilk Osmanlı meclisidir. KE ilanı Tersane Konferansına engel olamamış ve 93 Harbi sonrası da meclis tatil edilmiştir. Padişah KE içindeki hiçbir maddeyi yerine getirmemiştir. Buna istinaden Mithat Paşa, Abdülhamit’e “Bina-yı devlete tamire çalıştığımız sırada siz adeta yıkmak istiyorsunuz” demiş ve Abdülhamit, KE 113.Maddesine dayanarak onu sürgüne yollamıştır.

II.MEŞRUTİYET (1908)

İttihat ve Terakki, II.Abdülhamit’e ilan ettirmiştir. Hükümet programları Osmanlı siyasal hayatına girmiş, parlamento ve hükümet bağımsız varlık olarak ortaya çıkmıştır. 1876 anayasası güncellenerek 1909 anayasası ortaya çıkarak, anayasal bir monarşi kurulmuştur.  31 Mart ile II.Abdülhamit indirildikten sonra 1912’de İTC başa geçmiştir. Bu döneme “meşruti ıslahat dönemi” adı verilmiş, 1917 Aile Kanunnamesi getirilerek hukuk laikleştirilmiş ve kadınlara haklar verilmiştir. Ancak İTC sonrası bu anayasa etkinliğini kaybetmiştir.

1921 ANAYASASI

Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, Osmanlı için bir dönüm noktası olmuştur. Geçici anayasa özelliği taşımakla beraber, meclis üstünlüğü, hükümet kurma zorunluluğu, meclise karşı sorumlu hükümet, meclis başkanı hükümetin başkanı maddeleri üzerinde durulmuştur. Yürütme, BMM memurları eline geçmiştir. Yargı BMM eline geçmiştir. (İstiklal Mahkemeleri) TEK’in 1.Maddesi: “Hakimiyet bila kaydü şart milletindir” diyerek,monark gücü millete verilmiştir.  Kuvvetler birliği ilkesi benimsenmiştir.

1924 ANAYASASI

1921 anayasası düzenlenerek yayınlanmıştır. Demokratik rejim için yapılan yumuşak bir anayasa olan 1924 anayasası, devlete “cumhuriyet” demekle birlikte, “dini de islamdır” ibaresini eklemiştir. (1928’de çıktı) Her Türk hür doğar, hür yaşar ibaresi de 1924 anayasasına eklenmiştir.

DİLARA ÇELİK

  
41 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
YABANCI YAZARLAR