TÜRK YAZARLAR
Aman Padişah Duymasın / Dilara Çelik

1876-1909 yıllarında tahtta oturan II.Abdülhamid, bu dönem de pek çok kelimeyi yasaklatmış, hatta öyle ki kitaplar yaktırmış, basım yerlerini kapattırmış, bu kelimeleri kullananları sürdürmüştür.Bu dönemde bir yazı yazma gayesinde olan insanlar, kırk ölçüp bir biçmiştir.

Yasaklanan ilk kelimelerden biri Burun kelimesi olmuş, burnunu beğenmeyen Abdülhamid, yazılarda bu kelimeyi görmemek için tamamen kullanımını yasaklatmıştır. Bu örnek, Abdülhamid'in narsist bir şahıs olduğu fikrini de apaçık ortaya sermektedir. Kaldı ki, tahtta kardeşi V.Murat geçer diye kardeş kelimesinin kullanımı da sansürletmiştir. Çünkü yazıda yer alan Kardeş kelimesini gören Murat, hemen tahttı ele geçirmek isteyebilir (?)

Kelimelerin yanı sıra bazı kelime tamlamaları da yasaklanmıştır. Bence en garip örneklerinden biri "tahta kurusu" tamlaması. İlk okuduğumda belki, böcek fobisi (?) vardır padişahın diye düşünmüştüm. Ama asıl sebebi, bu tamlamanın hızlı söylenince "tahtın kurusun" şeklinde duyuluyor olmasıymış. Bundan ötürü, bir böcek adı da sansürlenmiş...

Zaten, hürriyet, ihtilal, sosyalizm, vatan, anarşi gibi kelimelerin kullanılması imkansız. Bu dönem bu kelimeleri kullanarak yazı yazanlar, adeta kendi topuğuna sıkmış demektir. Direkt ya kapatılma ya sürgün. Başka çareleri de yok.

Ancak bu dönemin en tuhaf olayı ise, yayıncılığın pik noktasına ulaşması. Kendisine olan muhalefetin artmaması için Abdülhamid, pek çok gazeteye, basımevine destek vermiş.Tabii ki, bunların da şartı, yasaklara uymak ve padişahı eleştirmemek.

Karşılaştırıldığında günümüzle pek çok ortak noktası bulunan bu dönemde, ulaşılan sonuç da aynıdır. Hükümeti eleştiren gazeteciler direkt hapsi boylamaktadır. Günümüzde değişime uğrayan, gönderenin sıfatı ve dile getirilen endişe cümlesidir. Kısaca, "Aman Padişah Duymasın"dan, "Silivri Soğuktur Şimdi"ye...

  
77 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
YABANCI YAZARLAR