TÜRK YAZARLAR
Siyasi İktisat
SİYASİ İKTİSAT

Siyasi İktisat ya da diğer adıyla Siyasi Ekonomi, ekonomi politikasıyla ele alınan bir kavramdır. Hükümetin uygulamış olduğu vergi, para değeri, faiz oranı, istihdam gibi maliye ve para politikalarını içeren sistemin adıdır. Ekonomi terimi için ülkemizde daha çok iktisat kavramı kullanıldığından ötürü, iktisat, ekonominin bir alt dalıdır. İktisat genel olarak, toplumların problemlerine çözüm aramaktadır. Örneğin; işsizliğe nasıl çözüm bulunabilir, halkın refah seviyesi nasıl arttırılabilir gibi. İktisadın belli kavramlarla ilişkisi de bulunmaktadır. Mesela, siyasi iktisat. Siyasi İktisat, her şeyden evvel ekonomi ile pek alakalıdır ve aslında siyasi yaklaşımları şekillendiren unsur da ekonomidir. Siyaset ve ekonomi ayrışmaz haldedir. Birbirilerinin içerisinde hem ekonomi hem de siyasetle ilgili belli sistemler bulundurmaktadırlar.


1.1.Siyasi İktisadın Konuları
Siyasi İktisadın belirli konuları, sistemleri vardır. Bu sistemler, Planlı Ekonomi, Pazar Ekonomisi ve Karma Ekonomi sistemleridir.

1.1.1.Planlı Ekonomi, üretimin, kaynakların, yatırım ya da dağılımın devlet tarafından düzenlenildiği sistemdir. Bu sistemde kaynak kullanımını, nasıl kullanılacağı devlet belirlemektedir. Bu sistemi daha çok az gelişmiş ülkeler kullanmakla birlikte, ilerleyen yıllarda gelişmiş ülkelerde tercih etmeye başlamışlardır.

1 1.1.2.Pazar Ekonomisi ya da diğer adıyla Serbest Piyasa Ekonomisi, ekonomik rekabetlerin her anlamda yapıldığı, ekonomi ile ilgili yaşanan problemlerin çözümünü devletin müdahale ile değil de, fiyat üzerinden çözdüğü sistemdir. Pazar ekonomisinde arz ve talep temel belirleyici olarak rol olmaktadır. 

1.1.3.Karma Ekonomi, Pazar ekonomisi ve planlı ekonomi karışımıdır. Bu ekonomide bir kısım devlet tarafından yürütülürken, bir kısım da serbest piyasaya bırakılmıştır. Burada fiyatları devlet ya da Pazar ekonomisi değil, görünmez el belirlemektedir. Devletin burada, yalnızca bazı konulara girmeye, düzenlemeye hakkı vardır. 

1.2.Önemli Siyasi İktisatçılar Siyasi İktisat kavramının ortaya çıkışında ve gelişiminde belli başlı düşünürler ön plana çıkmış, hatta bu kavramın günümüze ulaşmasını da onların teorileri sağlamıştır. Bunlara bakılacak olursa;

1.2.1.Adam Smith: Adam Smith İskoç toprak sahibi ve ziraatçı bir aile içinde 1723’de Kirkcaldy’de dünyaya gelmiştir. On dört yaşından itibaren F. Hutcheson’un yanında ahlak felsefesi dersleri görmeye başlamıştır. On yedi yaşında ise Oxford’a gitmiştir.  A.Smith bizzat kendisinin yayınladığı iki esere sahiptir. Bunlar “Ahlaksal Duygular Kuramı” ve “Ulusların Zenginliğinin Doğası” ve sebepleri ile alakalı bir araştırmasıdır. İlk eseri ahlak felsefesi, ikinci eseri ise iktisat hakkında anlatmaktadır. Adam Smith’in“Ulusların Zenginliği” eseri 1776 yılında yayımlamıştır. Bu eser hemen herkes tarafından modern iktisat teorisinin ilk kitabı ve teorisi olarak kabul edilmektedir. Ulusların Zenginliği ilk iktisat teorisi değildir. Fakat modern iktisadi düşüncenin oluşumuna yol açan ilk eser ve ilk bütünlüklü teoridir. “Ulusların Zenginliği” eserinde, iktisat teorisi laissez-faire politikası tartışmasından oluşmaktadır. A.Smith merkantilizm kavramını ilk defa kullanmış ve merkantilizm sisteminin insanların özgürlüğünü ve işçilerin hareketliliği sınırladığını vurgulamıştır. Görünmez el teorisi de onun ortaya attığı teoridir. Bırakınız yapsınlar yaklaşımı ona aittir. Kişilerin kendi çıkarları için hareket ettiğini ve bunun toplumun tamamının yararına olduğunu savunmuş, serbest piyasa ekonomisinin temellerini atmıştır.

1.2.2.Karl Marx: Karl Marx, 1818-1883 yılları arasında yaşamış, Hegel’in diyalektiğini Materyalist temele oturtmuş ve toplumların tarihini bu çerçevede açıklamıştır. Karl Marx, esasen kapitalizm de dahil olmak üzere var olan bütün ekonomik sistemlerin sınıf çatışmasına sebebiyet vereceğini savunmuştur. Marx, kapitalizmde sınıf çatışmasının kapitalistler ile işçi sınıfı arasında yaşandığını söylemiştir. Görüşleri dünyayı ikiye bölmüştür. 1894 yılında yazdığı 3 ciltlik Kapital isimli kitabında iktisat ve siyaset bilimini dönüştüren konuları ele almıştır. Marx Planlı Ekonominin temelini atmıştır.

1.2.3. John Maynard Keynes: Keynesyen İktisadın kurucusu John Maynard Keynes’tir. Birinci Dünya Savaşı ve sonrasında meydana gelen 1929 Ekonomik Buhranı ile Keynes, Klasik ve Neo-Klasik teorinin, başta otomatik tam istihdam görüşü olmak üzere, temel varsayımlarına karşı çıkarak iktisat biliminde yeni bir çığır açmıştır.Tarihteki bu en önemli ekonomik çöküşten çıkış için hakim iktisadi düşüncenin yetersizliğini öne sürmüştür. Keynes özellikle, liberal teoriyi tam istihdam varsayımı altında geliştirmiş olan klasiklerin tersine, ekonomide eksik istihdam durumunun her zaman var olabileceğini savunmuştur. 1936’da yazdığı “İstihdam, Faiz, ve Paranın Genel Teorisi” adlı ünlü eserini de, bu eksikliği giderdiğini belirtmek üzere “Genel Teori” olarak nitelendirmiştir.

Keynes, iktisada hem yeni kavramlar kazandırmış, hem de farklı düşüncesi sebebiyle Klasik İktisattan da ayrılmıştır. Örneğin; Keynes’in Klasik teoriden ayrıldığı önemli noktalardan biri, fiyatlardan çok, üretim ve istihdamı ön planda tutmasıdır. Keynes’e göre toplam talepte beklenen veya beklenmeyen değişmeler, kısa dönemde en büyük etkisini fiyatlar üzerinde değil, reel çıktı ve istihdam üzerinde göstermektedir. Keynes, ekonomide dengenin sürekli tam istihdam dengesi olmayabileceğini, eksik istihdam dengesinin mümkün olduğunu, hatta gerçek hayatta olağan durumun eksik istihdam dengesi olduğunu ileri sürmektedir. Keynes’in bu görüşünü “dengesizlik dengesi” olarak özetlemiştir. Bundan da anlaşılacağı üzere Genel Teori, bir denge teorisidir.Klasik ve NeoKlasik iktisatçıların aksine piyasaların her zaman kusursuz işlemediğini dönemsel olarak arz ve talep uyuşmazlıkları yaşandığını ortaya koyar. Kapitalizmin tamircisi olmuştur.

1.2.4. Milton Friedman: Friedman 20. Yüzyıl’ın büyük entelektüellerinden birisi olarak tanınmaktadır. Friedman’la birlikte, bir grup Şikago ekonomisti Şikago Okulu diye bilinir hale gelmiştir. Nobel ödüllü Friedman ağırlıklı olarak para teorisi, para tarihi, tüketim analizi ve istikrar politikaları üzerinde çalışmıştır. Keynesyen ekonomiyle çatışan Friedman, kamu müdahalesine karşı durmuştur.

1.3. İktisadın Politikayla İlişkisi
İktisadın yukarıdaki bölümlerle siyasi ilişkisinden bahsetmiştik. Şimdi bu durumu tam açmak gerekirse, devletin belirli gelirleri vardır ve bunlara bütçe denmektedir. Gelirler, Vergi, Teşebbüs ve Mülkiyet Geliri, Alınan Bağışlar Yardımlar, Faizler, Paylar ve Cezalar ve Alacaklardan Tahsilatlar olarak içerisinde ayrılmaktadır.Örneğin; Vergi Gelirleri içerisinde Gelir, kazanç üzerinden alınan, Mülkiyet üzerinden alınan, Dahilde alınan mal ve hizmet vergileri, Uluslar arası ticaret ve muamelelerden alınan vergiler olarak ayrılmaktadır. Diğer Gelirler ise bölünmeden bir kalmaktadır.
1.Teşebbüs ve Mülkiyet Geliri

2.Alınan Bağışlar ve Yardımlar ile Özel Gelirler
3.Faizler, Paylar ve Cezalar
4.Alacaklardan Tahsilatlar Bunun yanı sıra Devletin belli giderleri de vardır;
1.Cari Giderler: Kamu Kurumlarının Isınma, Elektrik, Kırtasiye, Maaş, Sigorta
2.Yatırım Giderleri: Yol, Okul Yapım vb.
3.Transfer Giderleri: Sosyal Hizmetler, Yardım, Öğrenci Bursları
4.Gerçek(Olağan): Bina, Makine, Teçhizat Alma, Maaşlar Haliyle gelir ve gider tablosuna bakıldığında devlet istese de istemese de iktisat ile bir bağ kurmak durumundadır. Devletin, iktisat ile kurmuş olduğu bu bağ da siyasi iktisat kavramı altındadır.


DİLARA ÇELİK 
KAYNAKÇA
https://www.yatirimkredi.com/planli-ekonomi-nedir.html

https://www.turkcebilgi.com/pazar_ekonomisi

https://turkau.com/karma-ekonomi-sistemi/

N. Kaya, Klasik İktisatçıların Mikro Ekonomiye Katkıları, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimleri Enstitüsü, İstanbul, 2007.

S. Özdemir, Din-Ahlak-Ekonomi Alakasının Sosyolojik Analiz Ve Kapitalist Zihniyetinde Erlemdirilmesi (Adam Smith Ve İbrahim Hakkı Örnek ), Yayınlanmamış Doktora Tezi, Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Bursa, 2005.

D. Göçmen ve G. Kaya, “Adam Smith’in Siyaset Felsefesine Dair Bir Kuramsal Çerçeve” Felsefe ve Sosyal Bilimler Dergisi, (15), 2013.

Zübeyir Turan-Yusuf Kemal Öztürk, “Keynes Sistemi ve Bekleyişlerin Sisteme Katkısı”, Niğde Üniversitesi, İktisadi Bilimler İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, Nisan, 2016 9(2), s.259-269.

Onur Kumbaracıbaşı, Ekonomik Doktrinler ve Ekonomik Düşüncenin Evrimi, San Matbaası, Ankara, 1973. Michael Stewart, Keynes Devrimi, Çev: A.Baltacıgil, Minnetoğlu Yayınları, İstanbul, 1980
  
22 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
YABANCI YAZARLAR