TÜRK YAZARLAR
Kürt Dosyası / Uğur Mumcu
  1. Kürdü, Türk kültürünün tesirinden kurtarmak,

  2. Kürdün aslını eski hadiselere dayanarak bulmak ve bir Kürt tarihi yazmak,

  3. Kürtlerle Yezidilerin ve Ermenilerin ırksal ilişkilerini bulmak,

  4. Bir Kürdistan haritası yapmak.

Ermeniler tarafından Erivan'da düzenlenen Kürdoloji Kongresi'nde bu kararlar alınmış, alındıktan bir süre sonra yine Ermenilerin destekleri ile Ağrı isyanı baş göstermiş, sonrasında da Dersim İsyanı patlak vermiştir.

Yukarıda yer alan maddelere bakıldığında, Dersim İsyanı için, ırkçı bir isyan değildir demek, var olan bir gerçeği bizatihi göz ardı etmektir. Kaldı ki Uğur Mumcu'nun yazdığı sırada suikaste kurban gittiği “Kürt Dosyası” adlı kitapta Dersim İsyanı'nın elebaşı Seyit Rıza'nın gerek Ermenilerden gerek Fransızlardan çokca destek aldığını da belirtmektedir. Bunların yanı sıra, Dersim İsyanı'na gerekçe olarak gösterilen “bölgeye hiçbir desteğin devlet tarafından sağlanmadığı” bahanesini de çürütür. Çünkü devlet, Dersim bölgesi için pek çok düzenleme sağlasa da, yapılan yollar, okullar ve daha pek çok şey, Dersim ağaları tarafından kullanılamayacak hale getirilmektedir. Öyle ki, devlet bu isyanı bastırmadan evvel yaptığı planda, bölgede yapılması gerekenleri de şöyle sıralar;

“Ana yolların inşası, Silahların Toplanması (Fransız ve Ermenilerden temin edilen), Reislerin, bey ve ağaların, seyitlerin bir daha gelmemek üzere Batı Anadolu'ya gönderilmeleri...”

Tüm bunların yanı sıra Dersim'de yer alan ağalar, kendileri ile örgütlenmeye yaklaşmayan ağaları da tehdit etmekte, hatta öyle ki köylerini basarak, sürüleri götürmekte ve halkın can ve mal kaybına da sebebiyet vermektedir. ( Şükrü Kaya Dersim Raporu) Tüm bunlar da değil, devlette her bölge, her il, her kesim, herkes vergi vermekte ve askere gitmekte iken, Dersim'de elebaşı olan Seyit Rıza sebebi ile halk, devlete ne vergi vermekte ne asker göndermektedir. Tüm bunların yanı sıra asker kaçaklarını da saklamaktadır. Ancak, devlete vergi vermeyen reddeden bu aşiret ağaları, kendi tebaalarından, köylülerinden yüklü miktarda vergi almayı da ihmal etmemektedir. Köylü, devlet ve ağası arasında kaldığında, toprağında yaşamak durumunda olduğu ağasını seçmek zorunda kalmıştır. Çünkü seçmezse, hem canı hem de maraba olarak işlediği toprağı elinden gidecektir. Bu husus hakkında Şükrü Kaya şöyle bir öneride bulunmuştur;

“Dersimli geçim derdinden kurtulduğu gün, eşkıyalığı da kendinden terk eder.” Keza öyle de olacaktır.

İsyan bastırılmadan önce konuşulan konulardan biri de ayrıcalıkların kaldırılmasıdır. Böylelikle artık “ağa, şeyh” gibi lakaplar kullanılmayacaktı. Ayrıca aşiret ağalarının ellerinden toprakları alınarak, zulüm yaptıkları yoksul halka da dağıtılacaktı. Bu fikre tabii ki, hiçbir aşiret ağası samimi yaklaşmamıştır. Dersim İsyanı bastırıldıktan sonra, bu isyana öncülük eden elebaşları asıldı, katılan pek çok aşiret ağası da Batı'ya sürüldü. Kaldı ki, sürüldükleri yerlerde kalmaları için, verimli topraklar tahsis edilmiştir.

Uğur Mumcu'nun yazarlığını yapmış olduğu bu kitap, aynı zamanda Abdullah Öcalan'ın, Çayan'ın THKP-C'sine özenerek, PKK'yı kurmasından da bahsediyor. Ancak, bu kitap aslında günümüzde yönlendirilen şu sorulara gayet net cevap veriyor;

  1. Devlet, Dersim'e yardım yapmadı mı? Okul, hastane açmadı mı?

  2. Aşiret ağaları, devlete düzenli şekilde vergi ödediği, asker gönderdiği, hatta ayaklanma çıkartmadığı (?) halde mi Batı'ya sürüldüler?

  3. Dersim İsyanı, bir ırkçı isyan mıdır yoksa, yokluktan kıvrılan (!) iyimser aşiret ağalarının, tebaalarını korumak için çıkarttıkları bir isyan mıdır?

  4. Dersim İsyanı elebaşı Seyit Rıza ve diğer elebaşları, hiç dış mihraklardan yardım aldılar mı?

  5. İsyan sırasında verilen kararlardan olan, “aşiret ağalarının topraklarını fakir köylüye dağıtma fikrine” ağalar neden karşıydı? Yoksul halkına, yer alan 5-10 köyünden küçük bir toprak veremedi mi?

  6. Alevi aşiretlerin isyanda yer alma sebebi Alevi ayrımcılığına edilen isyanı mıydı yoksa bölgede yer alan Kürt aşiretlerinin baskısı mıydı?

  7. Dersim isyanı sebebi, doğuda Feodal bir yapı kurmak değil de, devletten yardım mı dilemekti?

Kitap, tüm bu sorulara gayet net, anlaşılır cevaplar veriyor. Ancak, bizlerin de bu kitabı okuduğunda “faşizan” düşüncelere kapılmadan ve mantıklı bir çerçeve içerisinde sorması gereken mühim bir soru var;

“Günümüzde devlete vergi vermeyen, asker göndermeyen, Fransız ve Ermenilerden mühimmat yardımı alan, bölgede yer alan halkı sömüren ve ırkçı düşüncelere yönelten, bizlerin aksine hiç de “kardeşlik-insanlık-hümanizm” naraları atmayan bir isyan çıksa, devlet onu da bastırmaz mı?”

Dilara Çelik

  
28 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
YABANCI YAZARLAR