TÜRK YAZARLAR
İttihat ve Terakki'nin Tek Kadın Üyesi Selma Rıza / Dilara Çelik

  “Uhuvvet’i yaranmak namım teşhir etmek maksadıyla değil ihvanıma bir yadigar olmak üzere yazıyorum”

Selma Rıza Hanım, yazmış olduğu Uhuvvet romanına böyle bir cümle ile başlamış, dediği gibi de Uhuvvet’i ihvanına bir yadigar olarak kalarak, günümüze kadar ulaşmıştır. Ayrıca, Fatma Aliye Hanım’ın Muhadarat’ından önce yazılan bu roman, Selma Hanım’a “İlk Kadın Romancımız” sıfatını da kazandırmıştır. 

Selma Rıza Hanım, İttihat ve Terakki’nin liderlerinden Ahmed Rıza Bey’in kız kardeşidir. Bundan ötürü, Ahmed Rıza Bey’in her mücadelesinde yanında bulunmuş ve İttihat ve Terakki’nin Tek Kadın Üyesi onuruna nail olmuştur. Ağabeyinin Abdülhamid ile mücadelesine destek için Paris’e giden Selma Hanım, burada Sorbonne’da Sosyoloji eğitimi de görerek, Sorbonne’da eğitim gören ilk Türk kızı da olmuştur. Her bakımdan ön plana çıkan Selma Hanım’ın Fransızcası, Paris’teki İttihatçıların pek çok işine yaramış, Selma Hanım burada Meşveret ve Şurayı Ümmet gazetelerini de Fransızcaya çevirerek, mücadelelerinin daha fazla yayılmasını sağlamıştır. Bu çeviriler sonucu “İlk Kadın Gazetecimiz” sıfatına sahip olan Selma Hanım bununla da kalmamış, Paris’te tanışmış olduğu Uluslararası Kadın Kongresi içerisinde bulunarak, hem Türk kadınının yurtdışındaki algısını değiştirmiş, hem  de kadınlarla birlik olarak kadın haklarının iyileştirilmesi konusunda görüşler belirtmiştir. Bunun sonucunda kendisi Uluslararası Kadın Kongresi Türkiye Onursal Başkan Yardımcısı seçilmiştir. 

1908’de II.Meşrutiyet’in ilanı ile birlikte ağabeyiyle yurda dönen Selma Hanım, ne yazık ki Paris’te gördüğü ilgiyi memleketinde bulamamış, üstüne üstlük saldırıya da uğramıştır. Derviş Vahdeti ve taraftarlarının çıkardığı 31 Mart Ayaklanması sonucu evi basılan ve evinde mahsur kalan Selma Hanım, bu olaydan canını zor kurtarmış, Ahmed Rıza sanılan Nazım Paşa ise öldürülmüştür. 

Derviş Vahdeti ve taraftarlarının Selma Hanım’a ve ağabeyi Ahmed Rıza Bey’e düşmanlıkları, Sultani-i İnas Mektebinin açılma fikrinin ortaya atılması ile başlamıştır. Selma Rıza Hanım’ın yanı sıra Emine Semiye Hanım, Mehmet Akif Ersoy, Manastırlı İsmail Hakkı Bey ve daha pek çok kişi okulun açılmasında yardım da bulunmuş, hatta bizatihi bağış yapamayan Mehmet Akif, şu dizelerle pişmanlığını açıklamıştır: 

“Demiş olsaydı eğer, ‘kızlara mektep lazım… Şu kadar vermelisin’ Kahrolayım kaçmazdım.”

Okulun açılış sürecinde Selma Rıza Hanım’a aşufte denmiş, kendisinin ve Emine Semiye Hanım’ın, okuldaki kızları Frenkleştireceği dedikodusu ortaya atılmıştır. Bu dedikodulara Ahmed Rıza Bey ve Emine Semiye Hanım cevaplar vermiş, ayrıca Kadıköy İslam Kadınları adıyla kadınlar 19 Nisan 1909 tarihinde Meclis-i Mebusan’a bir telgraf gönderilmiştir:

“20 sene vatan ve milletin kurtuluşu için çekmediği kalmayan Ahmed Rıza Bey’le hemşiresi Selma Hanım aleyhinde Volkan Gazetesi’nde gibi iftiralar ederek o hamiyetli dindaşlarımızın tehlikeye atılmasını Allah aşkına dikkate alınız…Fedakar arkadaşımızı halen müdafaa etmiyecek misiniz?”

Tüm bu saldırılara, dedikodulara rağmen Selma Hanım cesaretini her daim göstermiştir. Okulun açılması bir süre kadar ertense de 1916 yılında faaliyete geçmiştir. 

Tüm bunların yanı sıra vatanseverliği ile dikkat çeken Selma Hanım, yurda dönünce bir süre kadar Kızılay’da Genel sekreterlik yaparak, savaşta olan askerler için bağış toplamıştır. Ancak, Kızılay içerisinde hoşuna gitmeyen davranışlar görünce istifa etmek zorunda kalmıştır. 

Selma Hanım, vatan mücadelesi sürecinde her daim Atatürk ve Milli Mücadele yanında olmuştur. Ancak, kendisi ve ağabeyi bir İttihatçı olduğu için yanlış anlaşılmalarının olmaması için sessiz kalmaya özen göstermiştir. Keza, ağabeyi Ahmed Rıza Milli Mücadele sürecinde Atatürk’ün de yanında olarak, Atatürk tarafından mektup almıştır. Fiil bir işleyiş içerisinde bulunmayan Selma Hanım, hiçbir zaman manda destekçisi olmamakla beraber, manda destekçisi olan Halide Edip ile bu konuda ters düşmüştür. Halide Edip’in, Milli Mücadele dönemi başlamadan evvel Amerikan mandacılığını destekleyip daha sonradan Atatürk’ün tarafına dönerek milliyetçi rolü oynadığını düşünen Selma Rıza Hanım, Velid Bey’e yazdığı mektupta bu durumu şöyle aktarmıştır: 

“O Halide Edip değil midir ki bir zaman mazarrat bir Amerikan taraftarlığı puyan iken birdenbire yine o kadar mazarrat bir milliyetperverlik davasına düşerek, hülyalarına, rüyalarına yeni Turanlarda mekan aradı? Sonra yolunu çevirdi, nerelere gitti,nerelerde gezdi, kimlerle ne işler yaptı, bütün bunlar yine kendi itirafıyla müsbit! Wilson şeraitine Samedani diyen de odur.”

Selma Rıza Hanım, Halide Edip’i ve Wilson İlkelerini bu cümlelerle eleştirmiş ve “Wilson İlkelerine Karşı Gelen İlk Kadın” olmuştur. 

Kadın haklarını, çocuk haklarını her daim savunan Selma Hanım, 1912-1913 yıllarında Balkan Savaşları sırasında destek görmediği Uluslararası Kadın Kongresi ile tüm bağını koparmış, kendini vatanına adamıştır. Gerek softaların saldırısına, gerek II. Abdülhamid’in baskısına, Wilson İlkeleri Destekçilerine, Kadın düşmanlarına o dönem haddini bildirmiştir. 

Ne yazık ki, Paris’te iken gazetelerde adının yazılmaması için II.Abdülhamid emir vermiş, pek çok gazete korkularından Selma Rıza’dan bahsetmemiştir. Ülkemizde de kendisi yalnızca İlk Kadın Gazeteci olarak bilinmiş, hayatı boyunca göstermiş olduğu mücadeleler saklı kalmış, fark edilmemiştir. 

Selma Hanım, İttihat ve Terakki’nin Tek Kadın Üyesi olmakla birlikte pek çok sıfata da nail olmuştur. Ancak, belki gizli kapılar, belki bir çekmece içerisinde kalan hayatı ve fotoğrafları uzun bir süre sonra açığa çıkmış, adının varlığından bahsedilmiştir. Dileriz ki, Selma Rıza Hanım’ın adı bilinir olmakla birlikte, kendisi hakkında daha detaylı bilgilere erişim sağlanabilir. Vatan harici hiçbir şey düşünmeyen Selma Hanım, hiç evlilik yapmamış olmasının yanı sıra, vefat ettiğinde de cenazesine sadece 5 kişi katılmıştır. O 5 kişinin kim olduğu dahi meçhuldur. 

Bizlerin en büyük görevi, hayata gözlerini uzunca bir süre önce yuman bu kadını, adı ile birlikte tekrar yaşatabilmektedir. 


Oktay Tosun

 
  
96 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
YABANCI YAZARLAR