TÜRK YAZARLAR
Milli Mücadele'de Atatürk ve Basın (1919-1921) / Yücel Özkaya

 

“Senelerce mücadeleye mecbur olsak bile Yunanlıları Anadolu’dan tard etmeye (sürmeye) kesin olarak azmettik. Türkiye Türklerindir. Savaş pahalı iştir, fakat, elimizdeki silahları bıraktığımız zaman nasıl tamamen harap olacağımızı da biliyorum. Amerika kadar demokratız.”

Mustafa Kemal Atatürk, AP Ajansına bu demeci vermiş, Tercüman-ı Hakikat ve dahası yayınlar bunu yayınlamıştı.

Milli Mücadele sırasında pek çok gazete, Kuvayı Milliye’ye, Ankara Hükümetine destek verirken, bir kısmı da İstanbul Hükümetini ve padişahı desteklemekteydi. Çoğunlukla Anadolu’daki yayınlar Mustafa Kemal tarafındaydılar. Ancak padişahın çıkardığı ve İtilaf devletlerinin ön ayak olduğu sansür, pek çok gerçeği yazmamaktaydı. Yazan gazeteler ise ya kapatılıyor ya da yayınlayanlar epey zorluklar çekiyorlardı. Örneğin, İkdam gazetesi Erzurum ve Sivas Kongreleri hakkında bilgi vermemiş, bu sebeple eleştirilince İkdam’daki başyazarlardan olan Yakup Kadri eleştirenlere şu cevabı vermişti:

“Her türlü engellere ve her türlü tehlikelere rağmen diyoruz: Acaba Anadolu’daki arkadaşlarımız bu engellerin ne kadar çetin ve tehlikelerin ne kadar korkunç şeyler olduğunu bilip hissedecek derecede bizim kendi felaketlerimizle ilgilenmişler midir?”

Anadolu, Duygu, Doğru Söz, Babalık, Öğüt, Açıksöz, İstikbal, Işık ve Ahenk gazeteleri Milli Mücadele’yi savunuyor, öyle ki işgalleri protesto için gazetelerde baş yazı yerlerini boş yayınlıyorlardı. Bazı gazeteler ise İtilaf devletlerinin bildirilerini yayınlamak mecburiyetinde kalıyorlardı, örneğin Kevkep Gazetesi gibi. Mustafa Kemal Atatürk’ün basına ilgisi daha küçük yaşlarda başlamış, henüz gençken Minber Gazetesini çıkarmıştı. Zamanla İrade-i Milliye ve Hakimiyet-i Milliye’nin çıkmasına da ön ayak olmuştu. Ulusal Bağımsızlık Savaşı’nı desteklemek amacıyla Anadolu halkına düzgün bilgiler verilebilmesi için Halide Edip Adıvar ve Yunus Nadi Bey, Atatürk’ün emriyle Anadolu Ajansı’nı kurmuşlardı. Öyle ki Anadolu Ajansı günümüzde dahi hala gayet etkindir.

Peyam-ı Sabah, Alemdar, Türkçe İstanbul, Köylü, Zafer, Teemmim, Selamet ve Islahat gazeteleri ise tamamen Milli Mücadele karşıtı yayınlardı. Milli Mücadele hakkında tam tersi yazılar yayınlıyor ve halka doğruyu aktarmıyorlardı. Alemdar gibi bir kısmı da İngiliz mandasını savunmaktaydı. Bu gazetede Ali Kemal, Ankara hükümeti aleyhine yayınlarını sürdürmüş ve şöyle demişti:

“Aynı hal, aynı felaket: Ne bekliyoruz? Niçin barış çarelere aramıyoruz? Bu milletin varlığı ile bu derece oynamaya hakkımız var mı? Saldırma hakkını Yunanistan’a elimizle veren biziz. Ankara’nın peşine takılarak gaflet içinde yuvarlanıyoruz. Ankara Bolşeviklerden torpido aldı.”

Ancak bu sözleri söyleyen Ali Kemal, kaçtıktan sonra 1922 Eylülünde yakalanıp İzmit’e getirildiğinde düşüncelerinin yanlışlığını kabulleniyordu:

“Ben davanın başarılı olacağına inanıyordum. Türk Milletinde bu kadar büyük yaşama gayreti ve savaş ruhunun var olduğunu bilmiyordum. Bu bilgisizliğimden dolayı mazur görülmeliyim. Yaşamımın büyük bir bölümü Avrupa’da geçti. Türk Milletini tanımıyormuşum, tanımamışım.”

DİLARA ÇELİK

  
168 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
YABANCI YAZARLAR