TÜRK YAZARLAR
İstanbul’un Gizli Tarihi / Pelin Çift-Erhan Altunay

“Masonik organizasyonun bütün dünyada, sadece insanlık sevgisini yaydığı değil, fakat onu bizzat uyguladığını bildiğim için ruhum ve bedenimle, onun üyesi olmak istiyorum. Bu görevleri tamamlayabilmek için, iktidara geldiğim zaman prensiplerimin bunlar olacağına inanıyorum.”

Veliaht 5.Murat, terkisi sırasında, neden mason olmak istediği sorusuna yukarıdaki şekilde cevap vermişti. Ancak bunu uygulayamadan sinir bozukluğu, delilik belirtileri göstermiş, henüz üç aylık padişah iken, 31 Ağustos 1876’da tahttan indirilmişti.

Yazarlığını Pelin Çift ve Erhan Altunay’ın yapmış olduğu İstanbul’un Gizli Tarihi adlı kitap, İstanbul’un fethinden sonra Osmanlı Devleti’nde şövalyeler ve masonların durumundan, 2.Bayezid ve Cem Sultan arasında yaşanan taht kavgasına Rodos şövalyelerinin nasıl karıştığından, İstanbul’da ezoterik örgütlerin nasıl boy göstermeye başladığından, Osmanlı Devleti’nde Mason localarının oluşumundan, 5.Murat’ın masonluğundan, Abdülhamit’in Mason locaları için bir tehdit haline geldiğinden, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin mason olup olmamasından ve daha birçok konudan bahsetmektedir.

Cem Sultan, ağabeyi Beyazıd ile yapmış olduğu taht mücadelesi sonucunda Rodos’a kaçmış burada Rodos Şövalyelerinin üstadı Pierre d’Aubusson tarafından karşılanmıştı. Bu karşılama, Cem Sultan olayına şövalyelerin karışmasına sebep olmuş, Cem Sultan, ezoterik çalışan Tapınakçılar gibi bir topluluğun içine düşmüştü. Bu topluluk için Cem her daim iyi para getirmişti. Sultan Beyazıd, Cem’i yanlarında tuttuğundan dolayı Şövalyelere her yıl 45 bin duka altın ödemiş,  ayrıca Sultan Beyazıd, Kutsal Emanetlerden bazılarını da Şövalyelere vermiştir.

Osmanlı Devleti’nde ilk mason locasının ne zaman kurulduğu noktasına geldiğimizde net olmasa da 1730’lu yıllarda Arap Camii yakınlarında olduğu düşünülmüş, İstanbul’un fethinden önce büyük oranda Latin nüfusunun yaşadığı bir yer olsa da Fatih zamanında Müslüman ve Hıristiyan nüfusun dengeli olması için bölgeye Araplar yerleştirilmiştir. İlk Türk masonlarına gelince de bu kişilerin 1720’de Fransa’ya elçi olarak giden Yirmisekiz Mehmet Çelebi’nin oğlu Sait Çelebi ve İbrahim Müteferrika olduğu anlaşılmıştır. Bu dönemde Halep, İzmir ve İstanbul’da localar kurulmuş, Localardan bir tanesinin adı kimlerin bu mason localarında etkili olduğunu da göstermiştir. Örneğin, 1767’de İstanbul’da kurulan bir loncanın adı Saint Jean De Levant’tır. Bu ad bize İstanbul’daki Saint Jean Şövalyeleri’ni hatırlatmıştır.

Mason localarına karşı en büyük tepki Abdülhamit’ten gelmiş, masonluk hakkındaki düşünceleri olumlu olmamıştır. Hatta öyle ki 1878’de Çırağan Vakası’nı yöneten mason Ali Suavi, 5.Murat’ı yeniden tahta çıkması için ikna etmeye çalışmış ve idam edilmiştir. Ne yazık ki bu tarihten sonra Abdülhamit, suikast endişesiyle Yıldız Sarayı’na kapanmıştır. Abdülhamit, sultanlığında mason localarını kapatmak için büyük çaba sarf etmiş ancak o ölünce açılmaya devam etmişlerdir.

Osmanlı Devleti’nin 1.Dünya Savaşına girmesine İngiltere’de iktidara gelen Liberal parti sebep olmuştur. Kudüs’ü elde etmenin yolunun Osmanlı’yı yok etmekten geçtiğinin farkına varılmış ve Rothscild ailesi ile Liberal parti temasta bulunmuşlardır. Böylece Osmanlı Devleti Birinci Dünya Savaşı’nın içerisine çekilmiş, savaş Avusturya-Macaristan Veliahtı Franz Ferdinand ve karısının bir Sırp öğrenci tarafından öldürülmesiyle başlamıştır. Franz Ferdinand’ın karısının ölmeden önceki son sözleri ise şu olmuştur.

“Ölme sevgilim, çocuklarımız için yaşa”

Ne yazık ki…

 

DİLARA ÇELİK

  
314 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
YABANCI YAZARLAR