TÜRK YAZARLAR
100 Soruda Osmanlı-Türkiye İktisadi Tarihi 1500-1914 / Şevket Pamuk

“Eğer kuram yoksa tarih de yoktur”

Fernand Braudel, bir kuram olmaksızın tarih yazılabilir mi? Sorusuna bu cevabı vermişti. Yazarlığını Şevket Pamuk’un yapmış olduğu “100 Soruda Osmanlı-Türkiye İktisadi Tarihi 1500-1914” adlı kitap Osmanlı Devleti’nde kullanılan üretim tarzlarına, iktisadi politikalarına, lonca teşkilatlarının işleyişine, Tımar sistemine, Celali isyanları ve daha birçok konuya değinmiştir.

Osmanlı Devleti denilince akla ilk tımar sahibi sipahiler ve reaya gelir. Tımar sisteminin doğuşu, Selçukluların ikta sistemi ve Bizans’ın pronoiası ile bağlantılıdır. Sistemin tarihi kökenleri de batı Asya’ya dayanmaktadır. Osmanlı’da topraklar has, zeamet ve tımar olarak ayrılmış, has ve zeametlerin gelirleri padişaha ve önemli devlet adamlarına verilirken, tımarlar ise bir berat ile sipahilere dağıtılmıştır. Sipahi, kendisine verilen tımar toprağında reayanın üretim yapmasını sağlamış, vergisini almış ve elindeki toplam gelir ile savaşa götürmek üzere cebeli yetiştirmiştir. Reaya, üretim yaptığı toprağı terk edememiş ancak çift bozan vergisini öderse toprağı bırakma konusunda serbest davranabilmiştir. Ayrıca 3 yıl toprağını işlemezse de toprak elinden alınmıştır.

Osmanlı Devleti’nde önemli bir diğer sistem ise usta-çırak ilişkisi güden loncalardır. Loncalar, ticarette ve üretimde kendileri dışında faaliyet gösterilmesi yasaklamış, üyelerini dışarıdan gelecek rekabetlere korudukları gibi lonca içi rekabetlere karşı da korumuşlardır. Anadolu’nun en önemli loncası Ahi teşkilatıdır.Üyeler istedikleri gibi dükkan açamamışlar, öldükleri zaman dükkanları ya kalfasına ya da oğullarına kalmıştır. Devlet, loncalardan vergi almış, bu sebeple loncaların devlet üzerindeki mali etkisi de azımsanmamıştır.

Bozulan Osmanlı ekonomisi sonucu kırsal alanlarını terk eden köylüler çareyi paralı asker olmakta bulmuşlar, devlet memurları ve bazı valiler bu sayede kendi askeri birliklerini de oluşturmuşlardır. Böylece güçlenen devlet adamları Urfa, Kayseri, Tokat gibi pek çok yerde devlete karşı ayaklanmışlardır. Bu ayaklanmaya, vergilerini ödeyemeyen ve geçimini sağlayamayan reaya, asker kaçakçıları, medreselerden ayrılıp dağa çıkan öğrencilerin oluşturduğu çeteler de katılmıştır. Celali isyanları, devletin bastırmakta en çok zorlandığı isyandır ayrıca en uzun isyan özelliği taşımaktadır. Eşkıyalık faaliyetleri halkı bezdirmiş, halk, tarıma elverişli alanlarını bırakıp daha kuytu köşelere çekilip buralarda kendilerine bir yaşam kurmuşlardır. Amaçları hem eşkıyalardan hem de devlet güçlerinden uzak bir yaşam sürmek olmuştur. Osmanlı bu olaya Büyük Kaçgun adını vermiştir.

İngiltere’de meydana gelen sanayi devrimi, Tanzimat sonrası izlenen iktisadi politikalar, yerli sanayinin korunması, dış borçların durumu, Duyun-u Umumiye’nin kuruluşu birbirlerini ardı sıra izlemişlerse de Osmanlı iktisadi hayatını canlandırmaya yetecek politikalar uygulayamamışlar, Osmanlı devletinden Türkiye Cumhuriyetine, miras olarak borçtan başka bir şey kalmamıştır. 

DİLARA ÇELİK

 

  
271 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
YABANCI YAZARLAR