TÜRK YAZARLAR
Prens / Niccolo Machiavelli

“İnsanlar hafif zararların intikamını alırlar fakat ciddi bir zarar görürlerse intikam almaya kalkamazlar.”

Ulusal devlet yapısının ve Makyavelizm’in öncüsü olarak kabul edilen Niccolo Machiavelli’nin kaleme almış olduğu “Prens” eserinde hükümdarların devleti yönetmesi, fethedilen toprakları elde tutması, ordu yapıları, halka uygulaması gereken politikaları ve daha birçok konu hakkında bilgiler sunmaktadır.

Kitap, kaç tür devlet olduğu ve şekillerinden söz etmektedir. Prenslerin yönetiminde olan prenslikler ikiye ayrılmaktadır. Soydan geçenler ve yeni olanlar. Örneğin, İtalya’da Venediklilerin ve Papa’nın saldırılarına direnen Ferra Dükü’nün bu denli kuvvetli olmasının sebebi Ferraların güçlü bir hanedan oluşudur. Eğer bir prens, yeni bir yeri fethederse buradaki halka kendini sevdirmek için belli politikalar uygulamak durumundadır ki aksi halde halk tarafından sevilmeyen prensin de ömrü kısa süreli olur. Prens öncelikle fethettiği yerdeki eski yöneticileri kaldırmalıdır ve orada süregelen yasaları değiştirmemelidir. Böylelikle halk eskisi gibi devam edebilecektir. Ayrıca fethettiği ülke içerisine koloni kurması ya da ordu bulundurması da prensin yararınadır.

Prensliklerin yönetimi iki şekilde ilerlemektedir. Ya bir prens vardır ve yardımcıları onun kullarıdır ya da bir prens ve devleti birlikte yönettiği asiller vardır. Machiavelli buna örnek olarak Türk ve Fransız krallarını ele almıştır. Öyle ki, Türk devletini fethetmek zor ancak yönetmek kolaydır. Fransız devletini ise tam tersi, fethetmek kolay yönetmek zordur. Keza, Fransız devleti fethedildikten sonra hem kral hem de yönetimde ortak olduğu asiller ortadan kaldırılmalıdır.

Bir kimse ya talihli ya da yetenekli olduğu sürece prens olacaktır ancak bunun istisnaları da mevcuttur. Kişi, talihli ve yetenekli olmasa da prens olabilme şansına sahiptir. Bu hakkı ona ya cumhuriyet sağlayacaktır ya da kendisi ahlaksız ve iğrenç yöntemlerle prensliğe yükselecektir. Buna en iyi örnek Siraküza kralıdır. Bir kimse devleti ele geçirdiği vakit halka uygulayacağı zalimlikleri iyi düşünmelidir ve bunları tek seferde uygulamalıdır. Ancak iyilik azar azar ve yavaşça yapılmalıdır ki halk tadına varabilsin. Kişi, asilleri yanına alarak da prens olabilir lakin bu en zorlu yollardan biridir çünkü onurlu bir şekilde ve başkalarına zarar vermeden zenginleri tatmin etmenin bir yolu yoktur.

Devletin temeli iyi bir orduya sahip olmaktır. Bu sebeple orduda bulunan ücretli askerler her daim potansiyel sorun niteliğindedir. Bu askerlerin Tanrı’dan korkuları ve insana sadakatleri yoktur. Keza, ücretli asker iyi bir komutansa yönettiği yerde ayaklanma çıkarabilir. Eğer iyi bir asker değilse de siz en baştan mağlup sayılırsınız çünkü hem savaşta kaybedebilme olasılığınız artacaktır hem de paranız boşa gidecektir. Ücretli askerin bir yıkıma yol açtığı en büyük örnek İtalya’dır.

Prensler her daim savaşmayı bilmelidir yoksa oldukları yerde saymalarının pek anlamı yoktur. Savaşmanın da iki yolu mevcuttur. Ya yasalarla ya da güçle. Birinci yol her daim insana yakışsa da yeterli olmayınca ikinci yol denenmektedir. İkinci yol ise canavarcadır. Bu sebeple bir prens nerede insanca nerede hayvanca müdahale edeceğini de iyi bilmelidir.

Talih, kişinin prens olmasına yardım etse de yetenekleri ile prens olanların sayısı da azımsanamayacak kadar çoktur. Örneğin, Musa, Kyros, Romulus, Thesus… Talih, bu yetenekli prenslerin önüne fırsatlar çıkarmıştır. Musa’nın, zulüm gören Yahudilere yardım etmesi, Romulus’un küçükken yetim kalması, Kyros’un Med baskısı altında yaşaması ve Thesus içinse Atinalıların perişan olması gerekmektedir. İşte bu kötü durumlar iyi hükümdarlar ortaya çıkarmıştır. Başa gelen yetenekli hükümdarlar, öncelikle devletlerini güvenceye almışlar, kurallar, gelenekler ve yenilikler getirmişlerdir. Lakin halk bunu pek benimsememiş ve düşmanları da yollarına taş koymuştur. Bunların kabul görmesi için güç ve silah kullanmak zorunlu hale gelmiştir. Machiavelli bu konuyla ilgili şu yorumu yapmış ve insanlar hakkındaki düşüncelerini de böylece dile getirmiştir:

“Silahlı peygamberler daima başarılı olurken, silahsız peygamberler felakete uğramışlardır. Bunlara ek olarak bir gerçek daha vardır ki, insanlar doğaları gereği kaypaktır.”

 

 DİLARA ÇELİK

 

  
249 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
YABANCI YAZARLAR