TÜRK YAZARLAR
Gazi Paşa'ya Suikast / Uğur Mumcu

“Suikast kararı, Terakkiperver Partisi genel merkezince alınmıştır!...”

Arkadaşları Laz İsmail ve Çopur Hilmi ile Atatürk’e İzmir’de suikasta girişen Sarı Efe Edip yargılandığı İstiklal Mahkemesi’ndeki ifadesinde bu cümleyi söylemişti.

Uğur Mumcu bu kitabında adından da anlaşılır olduğu üzere Mustafa Kemal Atatürk’e yapılacak olan suikastı, bu suikastın suçlularını-suçsuzlarını, suikast zamanı olayların yörüngeden çıkmasını, suikastın nedenlerini ve aslında Atatürk’ün en yakın dostlarının en büyük düşmanları olduklarını öğretiyor bizlere.

Ankara’da düzenlenecek olan suikast planı iptal olmuş, plan İzmir’e sarkmıştı. Atatürk’e İzmir’de düzenlenecek suikast planını Giritli Şevki, İzmir valisine mektup yazarak haber verecekti. Aslında söyleme sebebi Atatürk’ü sevmesi değil, arkadaşı Sarı Efe Edip’in suikast günü aniden İstanbul’a gidişi olacaktı. Giritli Şevki’nin korkusu Sarı Efe Edip’in onu ihbar etmesiydi. Peki ya Sarı Efe Edip İstanbul’a neden gitmişti? Orada kimlerle görüşmüştü? Atatürk’e düzenlenecek silahları, bombaları kim ya da kimler sağlamıştı? Olayda baş karakter olan Giritli Şevki, Sarı Efe Edip, Ziya Hurşit, Rüştü Paşa, Filibeli Hilmi, Kara Kemal ve dahası kimin ya da kimlerin adamlarıydı? Tüm bu soruların cevabını buluyoruz kitabımızda.

Suikast planında bulunan neredeyse herkes Terakkiperver Fırkası milletvekillerindendi. Fırkanın kurucusu olan Kazım Karabekir de planın içerisinde olabilir miydi ya da Adnan Adıvar? Kazım Karabekir’in Ziya Hurşit Bey’in kardeşi Faik Bey’e yönelttiği “Mustafa Kemal’in Bursa çevresinde gezide olduğunu biliyorsunuz. Bu sırada vefat ederse İsmet Paşa’ya ben ne tavır alabilirim?” demesi suikastı bildiğinden miydi yoksa sadece cevabı merak edilen sıradan bir soru muydu sorduğu?

Mustafa Kemal Atatürk’ün kurmuş olduğu Birinci Grup’a karşı kurulan İkinci Grup yani kısaca Atatürk’ün muhalifleri, eskiden yer almış olduğu İttihat ve Terakki üyeleri suikast için bir hazırlıkta ya da plan içerisinde bulunmuş, Atatürk’ü öldürmek mi istemişlerdi yoksa hepsi bir iftiradan, safsatadan mı ibaretti?

Peki ya Atatürk ölünce başa kim geçecekti? Kazım Karabekir mi? Fevzi Çakmak mı? İsmet İnönü mü?

En yakın dostları tarafından sırtından vurulan Mustafa Kemal Atatürk’ün tavrı nasıl olacaktı? Onları affedecek miydi yoksa herkes gibi Kemeraltı Meydanı’nda kurulan urganlara mı dolanacaktı boyunları? İdam edilen eşkıyalar öncesinde ne söylemişler, birbirlerini nasıl suçlamışlardı?

Her birinin farklı sebepleri var olsa da suikastın nedeni ne Atatürk’ün yetkileri, ne yöneticiliği ne de dostluğuydu, suikast amacı ile toplanan insanların tek ortak paydası devrim ve Cumhuriyet düşmanı olmalarıydı. Bir de doğru olan her şeyi bozmak, yıkmak ya da yakmaktı.

Hani bir söz vardır ya, sen doğru dur eğri kendini belli eder.

Eğriler her daim kendini belli etmiş, doğrularda her daim suikasta uğramışlardır.

Yıl 16 Haziran 1926, Mustafa Kemal Atatürk’e İzmir’de bir suikast düzenlenmiştir.

Yıl 24 Ocak 1993, Uğur Mumcu Ankara’da suikasta kurban gitmiştir.

Yazdığı kitabın kaderini yaşamak derler ya, öyle bir şey işte!

 

DİLARA ÇELİK

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
263 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
YABANCI YAZARLAR