TÜRK YAZARLAR
Halide Bir Cesur Kadın / Fatih Özcan & Yeşim Demir

“Ayaklarımı yerden kaldırın ki, yüksekten dünyayı daha iyi göreyim.”

İşte Halide’nin, Peyamı Sabah gazetesinde yayımlanan idam fermanı sonrası Beyazıt Meydanı’nda kurulacak olan idam sehpasında söylemeyi düşündüğü son sözleri idi bunlar. Yazarlığını Fatih Özcan ve Yeşim Demir’in yapmış olduğu “Halide Bir Cesur Kadın” adlı kitap, bunun gibi anekdotlarla Halide’nin cengaverliğini gözler önüne seriyor.

Savaşların olduğu o bedbaht zamanda fiziken ve ruhen dik durmaya çalışan bir kadın anlatılıyor bizlere. Bir kadının anneliğini, sevgililiğini, askerliğini, cesaretini öğreniyoruz Halide romanında.

Cepheden cepheye, mitingden mitinge koşarken oğulları Ali Ayetullah ve Hasan’ı pek görememiş, evlatlarının kokusunu doyasıya ciğerlerine çekememişti Halide. Ancak tek düşüncesi çocuklarını korumak ve onları güvenilir birine emanet edebilmekti. Ankara’da, İstanbul’da, Geyve’de, Alaşehir’de ve dahası Anadolu toprağında yalnızca aklında iki kişi vardı. Oğulları… Çocuklarına hasret kalmış bir kadın olan Halide’den, savaşlarda çocuklarını şehit vermiş Anadolu’daki kadınlardan öğreniyoruz bu kitapta biz anneliği…

İlk eşi Salih Zeki ile arasında 20 yaş vardı Halide’nin. İlk aşkı idi Salih Zeki. Ancak başka bir kadın için terk edecekti onu eşi. Daha sonra fikirlerine saygı duyduğu ve etkilendiği Yusuf Akçura ile arasında da bir muhabbet geçecekti lakin bu muhabbetin sonucu da Halide’yi üzecekti.

Son olarak soyadını almış olduğu Adıvar. Adnan Adıvar…Halide'nin küçük yaşlarda yaşadığı ilişkiler sebebiyle yüreğine almış olduğu yaraları sarıp sarmalayacak, Halide’ye kol kanat gerip, eşinin mutlu olması için her şeyi yapacaktı. İşte biz okuduğumuz bu romanda 17 yaşındaki ilk aşkını, 34 yaşındaki son aşkını öğreniyoruz Halide’nin ve dahası, sevgililiğini, sevilmişliğini ya da sevilmeyişini...

Peki ya işgal zamanları… Her yer harp. Bir kadına rütbe veriliyor, Onbaşı! Halk takıyor bu ismi ona. Belki askerlikle alakalı çok fazla bilgisi yok ancak her daim münakaşalarda, istişarelerde yerini alıyor Halide. Düşüncelerine duyulan alaycı tavır zamanla kendini saygıya bırakıyor. Öyle ki askerlik bilmeyen bu kadın cenk edilen her meydanı karış karış geziyor, halka yardım götürüyor, vatan topraklarında canını verme konusunda hiç tereddüte düşmüyor. Bir kadın ne kadar asker olabiliyorsa o kadar askerdi Halide.

“Bayrağımıza, ecdadımızın namusuna ihanet etmeyeceğiz.” Sultanahmet Meydanı’ndan bir kadın 200 bin kişiye böyle sesleniyor. Tepesinde uçan İngiliz uçaklarına aldırış etmeksizin, canını hiçe sayarak. Öyle ki Padişah Vahdettin dahi yok mitingte. Görüşmek istiyor Halide, Vahdettin ise görüşmek istemiyor. Bir padişah dahi bu denli korku ve tereddüt içerisindeyken İngilizlere karşı, Türk kadını Halide, vatan için her şeyi yapıyor. Bir padişahta olmayan cesareti, cesur kadın Halide seriyor gözler önüne.

Dahası mı? Dahası çok… Kulağımızın aşina olduğu, bir yerlerden duyduğumuz her isim var kitabın içerisinde. Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Fevzi Çakmak, Çerkes Ethem, Cami Bey, Yahya Kemal, Fuat Köprülü, Latife Hanım, Zekeriya Sertel…

Vatan’a dönerken Şark Ekspresinde düşüncelere dalan Halide’nin düşüncelerine, yolda tanıştığı insanlara, konuştuğu garsonlara ve dahasına eşlik ediyoruz biz de. Kitabı okurken İzmir’in kurtuluşunda bulunurmuşçasına seviniyoruz. Harplarda eşimizi, çocuğumuzu kaybetmişçesine üzülüyoruz. Yeri geliyor “Nişanlıma gavur eli değdi” diyen oluyoruz, yeri geliyor gavur eli değen. Lakin en çok da Halide oluyoruz, Mustafa Kemal Atatürk’ün mezarı başında yol arkadaşı ile konuşurken…

Yeşim Demir ve Fatih Özcan’ın ele almış olduğu “Halide Bir Cesur Kadın” tarihi romanını elime alınca ilk gözüme takılan Cesur Kadın imgesiydi. Kitabı bitirir bitirmez ise şöyle dedim: Gerçekten, Bir Cesur Kadın Halide!

 

DİLARA ÇELİK

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
3926 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
YABANCI YAZARLAR