TÜRK YAZARLAR
Sarayın İmgeleri / Emine Fetvacı
Boston Üniversitesi’nin sanat tarihi bölümünde ders veren Emine Fetvacı, Sarayın İmgelerikitabında Osmanlı minyatürlerinin arka planını ele alıyor. Sarayda Osmanlı kültürünün şekillenmesinde önemli bir yeri olan minyatür üretimi ait oldukları dönemin siyasal ve sosyal yapısı ile ilişkilendirerek ele alınmış.

Osmanlı sarayında resimli tarih yazımının rağbet görmesi 16. yüzyılın ortalarında başladı. 16. yüzyılın son çeyreğine gelindiğinde diğer dönemleriyle kıyaslanamayacak kadar gelişmişti. 17. yüzyılın başlarından itibaren ise popülerliğini giderek yitirdi. Sarayın İmgeleri’nin ilk iki bölümü, Osmanlı sarayında gelişen kitap kültürünün zemin oluşturduğu resimli tarih kitabı yazımının emperyal kültür oluşturmada nasıl bir rol üstlendiğini anlatıyor. Emine Fetvacı, ilk bölümde Topkapı Sarayı’nda, ölenlerin mallarını sınıflayan tereke defterlerinde yazılı kitap listeleri ve kitap dolaşımıyla ilgili diğer arşiv belgelerini araştırarak yazmaların hangi kitleler tarafından okunduğuna, diğer yönden bakarsak yazma üretiminin kimler için yapıldığına odaklanıyor. İncelemeleri sonucunda, sarayda 16. yüzyılda çok sayıda hazine kitabının dolaşımda olduğunu ortaya çıkarıyor. Bu sayede Topkapı ve diğer saraylarda resimli kitaplar aracılığıyla Osmanlı elitini belirleyen bir saray kültürü de şekilleniyor. Kitap sahibi olmak kültürel elite ait bir statütüyü de gösteriyordu. Osmanlı sarayında üretilen kitaplar, gerek İslam gerekse Batı dünyasında savaş, ticaret ve hediye gibi yollarla dolaşıma geçerek, saray kültürünü daha geniş kültür alanlarına eklemledi.

Sarayda üretilen resimli tarih

Üçüncü ve dördüncü bölümde, özellikle kitap hamiliğinin kapsamı, niteliği ve hamilerin destek verdikleri kitap türleri araştırılıyor. Ismarladıkları kitapların farklılıkları sanat hamiliklerinin de faklı yönlerini gösteriyor. Bu bağlamda Osmanlı askeri hiyerarşisinin en üst basamaklarına tırmanarak sadrazamlık makamına gelmiş olan Sokollu Mehmed Paşa ve Sinan Paşa, ayrıca, saray idaresindeki en üst görevi üstlenen hadım ağalar Mehmed Ağa ve Gazanfer Ağa’nın hamiliklerinin niteliği ve kitaplar inceleniyor. Fetvacı’ya göre Sokollu sarayda üretilen resimli tarihlerin propaganda potansiyelini kullanan ilk saraylıydı. Hizmet ettiği üç sultan hakkında hazırlanan kitaplara destek vererek, hanedana nasıl katkıda bulunduğunun altını çizdi. Ayrıca, bu kitapları himaye ederek kendi çıkarlarını gözettiği gibi, kitap sayfalarında padişahla sadrazamın ilişkisinin yeni yorumununu da yansıttı. Mehmed Ağa’nın durumunda ise, sarayda Harem kurumunun güçlenmesine paralel olarak değişen ve bürokratik hiyerarşide üst seviyeye yükselen harem ağalarının sanat projelerinde artan ağırlıklıkları tartışılıyor.

Beşinci bölüm, özellikle Sinan Paşa’nın hamiliği ekseninde Gazaname’leri irdeliyor. Hanedandışı kahramanlıkları anlatan bu yazın türü Osmanlı-Safevi savaşlarının yoğun olduğu 1578-90 arasında seçkin askeri sınıfın aleyhine değişen saray dinamiklerinin eleştirisini de içeriyor. Altıncı bölümde ise, bir saraylının sanat eserleri sipariş etme sürecinde ördüğü sosyal, fikri ve manevi ağlarla kendi konumunu nasıl güçlendirdiği anlatılıyor.

Sarayın İmgeleri, bir kitap üretme sürecinde kadınların rolünü de inceliyor. Araştırılan dönemde kadınlar saray hayatında siyasal olarak güçlenip, elde ettikleri erki hamiliğini yaptıkları mimari ve sanat eserlerinde kamuoyuna yansıtmalarına rağmen, söz konusu kitaplardaki resimler olunca adeta görünmez olurlar. Minyatürlü yazmalardaki varlıkları ancak bir köşkün kafesli pencerelerinin ardından hissettirilir.

Kitap hamileri

Fetvacı, incelediği dönemde sarayda resimli kitap üretim sürecinin farklı boyutlarını ele alıyor. Kitabın bir sanat eseri olarak nasıl, kimler tarafından tasarlandığını, sipariş verenlerin kitabın oluşumuna katkılarını, kitapların nerede ve nasıl saklandığını, kimler arasında dolaştığını, nasıl okunduğunu ve tartışıldığını anlatıyor. Kitabın vurguladığı en önemli nokta ise, kitaplar aracılığıyla yönetici seçkinlerin imajlarını şekillendirmekteki çabaları. 16. yüzyıl sonlarında Osmanlı padişahı kitapların tek hamisi değildi. Sarayda farklı rütbelerdeki hamiler kitap yazdırmayı bir imaj yaratma işi haline getirdiler ve kitapları, kendilerini zengin, kültürlü ve padişaha layık bir kul olmada aracı olarak kullandılar.


Fetvacı, Sarayın İmgeleri’nde Osmanlı minyatürlerinin üretildiği zaman diliminin arka planını ayrıntılı olarak kuruyor. Yazarın, bu noktada ağırlığı sanat nesnesini (minyatür resmi) teknik, renk, perspektif, anatomi gibi araçlarla incelemekten çok, onları kendi dönemleri bağlamında, ikonografik çözümlerini yapıp anlam katmanlarını ayrıştırarak açığa çıkarmaya verdiği söylenebilir. Yakın dönemde ancak birkaç araştırmacının farklı bir gözle incelediği minyatür sanatı, Emine Fetvacı’nın bakışıyla da günümüze kadar yazılmış kitaplardan belirgin bir şekilde ayrılarak yeni bir mecra açıyor.

Tarkan Okçuoğlu
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
319 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
YABANCI YAZARLAR