TÜRK YAZARLAR
Avrupa Edebiyatı, Tarihi ve Kültüründe Hurrem Sultan / Galina İ. Yermolenko
Şehzade Camii’nin avlusundaki Şehzade Mehmet Türbesi’ndedir asıl Hurrem. Hiç de başşehzade olmadığı halde Şehzadebaşı Camii denilmiştir ya buraya, itiraz ederim hep. Başşehzade kırkında katledilen Mustafa’dır çünkü. Sarıya çalan ve mekânı ışık ölümüyle saran çinilerde beklenmedik ve erken acının soluk baharı vardır. Üstüne üstlük yeşil bir dal gibi kuruyup kalmış padişahlık ve iktidar emeli de bir ahşap taht ile taçlandırılmıştır. Tarihsel bir görgüsüzlük örneğidir bu taht ya, neyse. Hurrem’in tarihi kaynaklara bir nebze olsun yansıyan daha çok da hayale dayanan hırsını ve ebedi yenikliğini belki en çok bu türbe yansıtır.

Sahi nedir Hurrem ve tam olarak kimdir? Şimdilerde, muhteşem bir televizyon dizisinin sitcom kolaycılığı altında, aslında tam da komedi oynamaya müsaitken, tarihi, bir karikatür gibi cezbeleştirilen, Alman kırması bir edayla ekranları dolduran, bir kadın oyuncunun jest ve mimikleri mi? En çok o mu? Yoksa, Avrupalıların gözünde ayrı Ukraynalıların gözünde ayrı bir ikon mu? Bilinmeyenin çekim gücüyle doğudan batıya savrulan bir haz nesnesi mi? Öyle ki neredeyse hakkında en az şey bilinmekle birlikte hakkında en çok konuşulan şahsiyet olmasını açıklamak için açılan her kapı yeni bir kapıya açılan, ‘büyücü’ mü o? Aslında iş o kadar zor ve karmaşık değil. Bunca popülarite bunca ilgi ve merak içinde, herhangi bir kurumun sadece Hurrem Sultan’ın İstanbul’da yaptırdığı tarihi eserlere bir tur bile düzenlememiş olması işin veçhesini aydınlatır gibi. Popüler figürle tarihi şahsiyet arasındaki derin kopukluk ve tamir edilmez ikilemdir bu. Tarih bilinmese de olur çünkü bu toz dumanda. Yeter ki cazip olan ve bizi içine çeken kalıp var olsun, ona benzemekte yarışalım.

Gerçek değil tahayyül

Galina Yermolenko’nun derlemesi ise ilginç bir tablo sunuyor ortaya. Özen Yula’nın oyunundan alıntılarsak, "geçmişini kimseye anlatmamış ve gücünün kaynağı da bu olan" bir figür var ortada. O figür bazen özneleşmekte, 1520 sonu ile 1530 başlarında, Avrupa’da ilkin bir "dedikodu" değeri taşırken, sonra, 16. yüzyılın ortasında, yani imparatorluğun zirve çağında, Batı tahayyülünün ana varlığına dönüşmektedir. Burada anahtar kelime gerçek değil tahayyüldür. Üstelik Hurrem bilgi olarak Doğu’da silikleşirken, Batı’da parlamaktadır. Doğu-Batı insan ve kainat algısı onun üzerinden bir kere daha çarpışırlar. Hele Şehzade Mustafa meselesinden sonra, "Süleyman’ın kendi oğluna karşı korkunç eylemi Roxolana’ya (Hurrem) batının duyduğu aşırı sevgi, Batı dünyasına Osmanlı sisteminin despotik niteliği konusunda ahlak dersi verme fırsatı sunmuştu".

Yermolenko’nun vurguladığı gibi Batı, Hurrem’i görmek istediği gibi görüyor ve öylece yorumluyordu. Bir tahayyülün mahsulü icat vardı ortada. "Roxolana’nın Osmanlı devlet işlerine yıkıcı etkisi kadınların ataerkil sistem açısından oluşturduğu tehdidi simgelemekle" kalmıyor, soylu bir geçmişten gelmemesi eyleminin niteliği üzerinde kuşku uyandırıyordu. 16. yüzyıldan günümüze kadar süren bu icat pek çok edebi ve siyasal duraklarda yer bulmuştu. Öyle ki, zamanla Ukrayna milliyetçiliğinin çıkış noktalarından birisine bile dönüştü o. Batı Avrupa’nın algısının aksine "kahraman bir kişilik olmaktan öte zalim Asyalıları zekasıyla alteden akıllı ve sık sık da kurnaz bir hanımefendi" oldu. Buna Ortodoks inancı adına fedakarlığı ve sadakati de eklemek gerekir.

Kadın, dişilik, hırs, Doğu, Osmanlı, harem, merak, entrika, iktidar, gizem, fantastik ögeler hasılı her şey iç içe geçiyor onda. Tarihi hakikatine varmak yerine muhayyel açılışları daha bir heyecan veriyor. Hem kâr getiren bir "mal" hem de işlevsel. Tarihe gittikçe düşünceye, popüler kültür ve hayale yaklaştıkça tüketime kapı açılıyor çünkü. Avrupa Edebiyatı, Tarihi ve Kültüründe Hurrem Sultan, biraz olsun meseleyi düşünce boyutunda anlamak isteyenler için önemli bir toplam. Bibliyografya, resimler ve asıl önemlisi bağlam çeşitliği var.

Ömer Erdem
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
234 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
YABANCI YAZARLAR