TÜRK YAZARLAR
Kimlik ve Tarih & Kimliğin İnşasında Tarihin Kullanımı / Akif Pamuk

Tarih, kolektif kimliklerin en önemli unsurları olan “biz” ve “öteki” kategorilerinin inşasında önemli bir araç olarak kullanılmaktadır. Tarihin kolektif kimlikler için işlevi ise ortak geçmiş anlatıları inşa ederek “biz” kategorisinden beklenilen ortak davranış kalıplarının meşrulaşacağı zemini ortaya çıkartmaktır. Biz ve öteki kategorilerinin ortaya çıkışı, kolektif kimliklerin devamını sağlamada ve kendi içinde benzerlik üzerinden yapılan tanımlamada etkin olarak kullanılmaktadır. Bu sebeple tarih, toplumun ortaklıklar üzerinden devamını sağlamayı amaçlayan iktidarların, bir türlü üzerinden elini çekemedikleri bir alan olmuştur. İktidar, formal ya da informal araçlarla ortaklıklara vurgu yapacak şekilde tarihe müdahale etme gereği duymuş ve böylece kolektif hafızayı inşa edip bireylerin referans verecekleri alanı ortaklaştırarak, idare edilmesi kolay yeknesak bir toplumu hedeflemiştir. Bununla birlikte tarih sadece iktidarlar tarafından sunulan kolektif kimliğin değil, sosyal yaşantımızda dil üzerinden inşa ettiğimiz bireysel kimliğimizin de önemli bir parçasıdır.

Tarih ve kimlik ilişkisi, tarih yazımından siyaset felsefesine, tarih öğretiminden sosyal psikolojiye kadar pek çok disiplinin tartışma konuları arasında yer alır. Fakat Türkçe literatürde de yer alan birçok tartışmanın, bu ilişkiyi teorik düzeyden ileriye götüremediğini görmekteyiz. Bütün bu çalışmalardan farklı olarak Akif Pamuk, kimlik ve tarih ilişkisinin gündelik hayatımıza ve sosyal yaşantımıza yansıyan boyutlarıyla ilgilenmektedir.

Pamuk, kitabında cinsel, kültürel, dini, ulusal, politik ve bunların sonucunda bireysel kimliğimizi, “biz” ve “öteki” kategorileriyle kolektif kimliğimizi inşa ederken tarihi nerede, nasıl ve ne amaçla kullanmakta olduğumuzun yanıtlarını aramaktadır. Bu amaçla gerçekleştirdiği deneysel çalışmasını, bu alanda yapılan ulusal ve uluslararası çalışmalara dayanarak kurgulayan yazar, farklı cinsel (heteroseksüel/gay/lezbiyen); kültürel (Türk, Kürt, Zaza, Süryani, Ermeni…); dinsel (Sünni, Alevi, ateist, deist, agnostik…); politik (milliyetçi, ulusalcı, sosyalist, liberal, özgürlükçü sol, dindar, yeşil…) kimliklerden yirmi altı katılımcıyla farklı odak grup görüşmeleri gerçekleştirerek, katılımcıların sosyal gerçeklikte kimliklerini inşa ederken tarihi nasıl kullandıklarını kavramsallaştırmaktadır. 

Pek çok yazarın da kabul ettiği gibi kimlik bir sosyal inşadır. Bireyler bu inşayı aile, okul, arkadaş grubu, kahve, işyeri, sokak gibi sosyal çevrelerindeki etkileşimler ve bu etkileşim sırasında, kendilerini konumlandırma biçimleriyle gerçekleştirirler. Pamuk ise çalışmasında, kimliğimizi inşa ettiğimiz sosyal alanların küçük birer modelini oluşturarak bu inşa sürecini doğrudan gözlemlemeye çalışmaktadır. Bu amaç doğrultusunda birbirlerinden farklı kimliklere sahip katılımcıların Uludere olayı, Hrant Dink suikasti, Sivas olayları, 28 Şubat, Ergenekon davası, dindar nesil tartışmaları, eşcinsel şiddet gibi Türkiye’nin yakın tarihindeki gerilim alanlarında tartışmalarını sağlayan Pamuk, ötekinin olduğu bir sosyal ortamda bireyin kendi kimliğini inşa ederken tarihi nasıl kullandığını, “biz” ve “öteki”ni kurgularken tarihe nasıl referans verdiğini incelemiştir.

Pamuk, son kitabı olan Kimlik ve Tarih: Kimliğin İnşasında Tarihin Kullanımı’nda deneysel bir çalışma yapmış olmasının avantajlarından da yararlanarak, kimliğin inşasında tarihin kullanımına yönelik olarak literatürde şimdiye kadar söylenmemiş, ama bundan sonra Türkiye’de kimlik ve tarih tartışmalarında kullanılacak olan önemli ve özgün kavramlara ulaşmaktadır. Ayrıca bu kitap, kimlik üzerine düşünen ve yazan bireylerin kimlik kavramına dair farklı açılımlar yakalama ihtimalini artırmakta ve kimlik tartışmalarına farklı bakış açıları katmaktadır.

Fatih Yazıcı

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
258 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
YABANCI YAZARLAR