TÜRK YAZARLAR
S.E.L.A.N.A. - Şimdiki Mücadelemiz Bütün Bunlar İçindir... / Yorgis Eksarhos
Geniş bir zamana ve geniş bir atlasa yayılan S.E.L.A.N.A., Yunan 68’inden Politeknik Direnişi’nin koridorlarına, politik sürgünlükten 68 dalgasıyla sarsılan Avrupa şehirlerine, Balkanlar’dan Polatlı’ya uzanan bir zamanın küçük öykülerini birleştiriyor.

Roman, sinematografik bir dille zamanlar arasında dönüşler yaparak öyküsünü okuduğumuz Selana üzerinden Yunanistan’ın bilinen ve bilinmeyen tarihine dair başlıkları birer birer açıyor. Yunanistan tarihi ve politikası Türkiyeli okur için gölgede kalmış ve bilinmeyen birçok olaydan oluşuyor.  Bu gölgede kalma meselesi başlı başına romanın okuruna bıraktığı izlerden biri. Birbiriyle iç içe geçmiş halkların tarihi birbirine nasıl bu kadar bilinmez hale gelmiştir… Yanıtı romanın satır aralarında değil roman üzerinden yapılacak tartışmalarla bilinecektir. 

Paralel tarihsel olayların halklar nezdinde nasıl adlandırıldığı ve nasıl algılandığı başlı başına özel bir tartışmanın konusudur. Kitabın içinde dolaştığı kuşaklardan Ksenofon Dosios’un günlükleri, Yunanlıların “Küçük Asya Felaketi” olarak adlandırdığı, Türk resmi tarihine Kurtuluş Savaşı olarak geçen günleri, bir Yunan subayının gözünden anlatırken, bir diğer kuşakta Yunan İç Savaşı’nı kaybeden komünistlerin yaşadıkları büyük trajediyi aktarıyor. Üçüncü kuşakta ise Albaylar Cuntası sırasında cuntaya karşı direnişin sembolü olan Politeknik Direnişi ve işgal sonrasında yükselen büyük iyimserliğe bu romanla tanıklık ediyoruz.

Paris’ten Atina’ya...

17 Kasım 1973’te Atina Üniversitesi’nin Politeknik ve Hukuk Fakülteleri’nin diktatörlük karşıtı ayaklanmalarıyla ortaya çıkan iklim 17 Kasım Devrimci Örgütü’ne evrilirken, herkes ve her şey tarafından ihanete uğradıklarını düşünen bir kuşağın kendi geleceklerini kendi büyük eylemleriyle kurmak için yola çıkışlarıyla yeniden tanımlandı. Paris 68’inde başlayan ve bütün Avrupa’ya yayılan özgürlük hareketi sadece cuntalara, diktatörlüklere değil, reel sosyalizm olarak ifade edilen diktatörlük biçimlerine de isyan ediyor, sol-sosyal demokrat görünümlü iktidarlar tarafından gasp edilen devrimcilik fikri çok daha yüksek bir perdeden pratiğe geçiriliyordu.  17 Kasım Devrimci Örgütü’nün kendini kurduğu zamanın ruhu Almanya’da RAF’ı, İtalya’da Kızıl Tugaylar’ı, Belçika’da Devrimci Savaşan Hücreler’i ve diğerlerini yaratan zamanın ruhuyla özdeştir.

Cunta günlerinde devlet baskısına, yoksulluk ve işsizliğe, Yunan toplumunun kadına yönelik gelenekçi ve tutucu bakışına rağmen ayakta kalmaya çalışan, sadece ayakta kalmayan aynı zamanda yaşamak istedikleri hayatı örgütleyen iki kadının, Selana ve Matina’nın Paris’ten Sofya’ya, Atina sokaklarından geçmişin kaybedilmiş gölgelerine uzanan öyküleri, okuru Yunan tarihinin gerçek kişileri ve olaylarının mihmandarlığında 1800’lerden 1900’lerin ortasına bırakır. Sinematografik bir roman olarak S.E.L.A.N.A. kurgusu, olgu-olay-insan ilişkilerine dair bağlamı, tarihsel arka plan ve karakter ilişkisine dair yaklaşımıyla zorlu bir zamanı yumuşak bir dille anlatmayı başarmış. 

Türk-Yunan dostluğuna dair lafızlar eskisi kadar rağbet görmese de meseleye halklar açısından bakmak isteyenler için önemli bir meseleyi romanda görmemiz mümkün. Yunanistan politikasının ve toplumsal mücadelesinin bugününü anlamak S.E.L.A.N.A.’nın içinden geçtiği tarihi ve coğrafyayı anlamakla mümkün olacaktır. Bu yüzden S.E.L.A.N.A. sadece bir roman değildir; romandan fazlası, okurun katkısı, coğrafyanın etkisi, tarihin büyük hayal ve hayal kırıklıklarının toplamıdır. 

Evren Barış Yavuz
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
168 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
YABANCI YAZARLAR