TÜRK YAZARLAR
Hacı Beşir Ağa Osmanlı Sarayının En Ünlü Haremağası / Jane Hathaway

Son dönemin en popüler dizisi olan Muhteşem Yüzyıl’da geçen entrikaları bile mumla aratacak kimi tarihi gerçekler vardır. Bunları görmek için bazen tarihin kıyıda kalmış kişiliklerinin üzerine eğilmek gerekir. Kimsenin aklına gelmeyecek, hiç umulmayacak kişilerin esasında bir döneme şekil veren karakterler olduğu ortaya çıkar, şayet tarihin o kıyıda kalmış yanlarına bakılırsa.

Jane Hathaway’ın 2006 yılında yayımlanan kitabı Hazal Yalın’ın çevirisiyle Türkiyeli okurla buluştu. Hacı Beşir Ağa - Osmanlı Sarayının En Ünlü Haremağası, esasında kimsenin pek fark etmediği, filmlerde veya dizilerde yan rolde görünen haremağalarının ne kadar kuvvetli olabileceği oldukça derin bir araştırma eşliğinde anlatılıyor.

Hacı Beşir Ağa’nın oldukça ilginç bir hayat hikâyesi var. Jane Hathaway bir yandan Beşir Ağa’nın izini sürerken Osmanlı’da hadımların oynadığı rolleri anlatıyor, bir yandan da hem dönemin koşullarını hem de Mısır ve Medine bölgesinin siyasal yapısını aktarıyor.

Peki, padişahların en yakın adamı olduğu söylenen, kendi döneminde veziriazamları seçtirdiği iddia edilen ve ölene kadar haremağası görevinde kalabilen bu Hacı Beşir Ağa kimdir?

1657 yılında Habeşistan’da doğduğu düşünülen Beşir Ağa hayatında pek çok ilki yaşamış ilginç bir karakter. Mesela darüssade ağası olmadan şeyhülharem olan tek ağa. Ancak hayatını incelediğinizde bu göreve öyle hemen gelmediği görülüyor.

Topkapı Sarayı’na giden, burada IV. Mehmet’in gözde cariyesi, II. Mustafa ve III. Ahmet’in annesi Rabia Gülnuş Emetullah’ın yakın adamı olan Hacı Beşir Ağa, kariyerindeki ilk görevi 1707’de hazinedar-ı şehriyari olarak alıyor. Bir hadımın harem ağası olmadan önce geldiği son mevki olan hazinedar-ı şehriyar haremin bütün hesap işlerini bu görevi alan hadıma bırakılıyor.

Ayrıca hadımların görevlerinden biri şehzadelerin eğitimiyle de ilgilenmek olduğu için Beşir Ağa kendi döneminde padişah olacak şehzadelerle de iyi bir ilişki kuruyor.

1713 yılında Kıbrıs’a sürgün ediliyor Beşir Ağa, ancak Jane Hathaway’ın kitabındaki önemli noktalardan biri haremağalarının yaşadıkları bu sürgünlerin olası olduğu ve yeniden saraya dönebildikleri yolunda.

Zaten Beşir Ağa da şeyhülharem görevindeyken 1716’da Medine’den saraya çağrılıyor. Dönemin padişahı III. Ahmet’i çocukluğundan tanıyan Beşir Ağa, annesi Rabia Gülnuş’un ölümüyle padişahın en yakın adamı konumuna geliyor ve Nevşehirli İbrahim Paşa’nın veziriazam seçilmesini sağlıyor.

Lale Devri’ni başlatan kişi olarak bilinen İbrahim Paşa’nın atanmasında oldukça büyük rolü olsa da Patrona Halil İsyanı sonrası sarayda görevini kaybetmeyen az sayıda kişiden biri Beşir Ağa. Zaten Jane Hathaway onun hayatını anlatırken, Osmanlı’nın o dönem onca çalkantısına karşın Beşir Ağa’nın nasıl hep yerinde kaldığını ilginç anekdotlarla anlatıyor.

Bir yandan sarayda büyük bir nüfuzu ve gücü olan Beşir Ağa, diğer yandan Arap vilayetleri ile de bağını koparmıyor. Mısır siyasetindeki kimi çatışmalarda da etkin rol oynuyor.

Tarihin tozlu sayfalarının köşesinde kalmış, pek de bilinmeyen bir haremağasının esasında padişahların değişmesine karşın gücünü korumasını, kimi hizipleri kayırmasını, veziriazamları seçtirmesini ve bunların nasıl olabildiğini Hacı Beşir Ağa’yı okurken anlıyorsunuz.

Ali Abaday

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
249 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
YABANCI YAZARLAR