TÜRK TARİHÇİLER
Türkiye'nin Düzeni / Doğan Avcıoğlu

Cumhuriyet tarihi aydın birikimin en önemli isimlerinden, ekonomist, araştırmacı, gazeteci ve yazar Doğan Avcıoğlu’nun (1926-1983) Türkiye’nin Düzeni: Dün, Bugün, Yarın adlı eseri, Kırmızı Kedi Yayınevi tarafından tek cilt olarak yeniden yayımlandı. Eser ilk olarak 1968 yılında yayımlanmış; Avcıoğlu, döneminin en çok satanı olmuş, 1968-69 Yunus Nadi Ödülü’nü de kazanmıştı. Eserin sonraki baskıları Tekin Yayınevi tarafından iki cilt olarak yapıldı. Şimdi, Kırmızı Kedi Yayınevi bu çok önemli çalışmayı yeniden 800 sayfalık tek cilt olarak okurlarla buluşturuluyor.

Doğan Avcıoğlu, Türkiye’nin Düzeni’nde “Türkiye neden kalkınamadı ve nasıl kalkınır? Bu düzen nedir ve nasıl değişir?” sorularına yanıtlar veriyor, dört ana başlık altında, üzerinde yaşadığımız toprakların ekonomi-politiğini ortaya koyuyor. Uğur Mumcu’nun deyişiyle, yaşamı boyunca “tek kişilik üniversite” gibi çalışan bir bilim insanı var karşımızda ve elinizdeki kitap da bunun kanıtı. Avcıoğlu, Osmanlı’nın tahlilini yaptıktan sonra ekonomik ve sosyal elverişliliğe karşın kapitalizmin Anadolu’da neden gelişemediğini ayrıntılarıyla inceliyor. Emperyalizmin boyunduruğuna giren bir ülkedeki reform ve devrim girişimlerini, Kurtuluş Savaşı’nı, devletçilik uygulamalarını, işbirlikçi kapitalizm ve irticayı, 450 yıllık serüvenin içinde anlatıyor.

Altan Öymen, 1961’de CHP kontenjanından Kurucu Meclis Üyeliği’ne seçilen ve Anayasa Komisyonu’nda Mümtaz Soysal, Coşkun Kırca, İlhami Soysal’la birlikte çalıştıkları Doğan Avcıoğlu’nu, ölümü üzerine yazdığı yazıda şöyle anlatır: “1961 Anayasası’nın özellikle ekonomik ve sosyal içeriğinin oluşmasında Anayasa Komisyonu Üyesi olarak büyük katkısı vardı. Gene de Anayasa’nın yürütme ve yasama organlarının ekonomik alandaki yetkilerini düzenleyen hükümleri istediği gibi çıkmadı. O, karar mekanizmaları hızlı ve kesin çalışan bir düzen istiyordu, olmadı. 1961 Anayasası’nın Kurucu Meclis’teki oylaması sırasında kabul oyunu –bu gerekçeyle– vermeyen Kurucu Meclisi üyelerinden biri oldu.”

Yıktığı tabular

Kurucu Meclis döneminden sonra Doğan Avcıoğlu 20 Aralık 1961’de Yön dergisini çıkardı. Yön, ilk sayısında çeşitli çevrelerden 1042 kişinin imzaladığı bir bildiriyi kamuoyuna açıkladı ve iki kez sıkıyönetim tarafından kapatıldığı beş yıllık yayın hayatı boyunca birçok tabuyu yıktı. Doğan Avcıoğlu “Sosyalizm” sözcüğünün yasak sayıldığı bir dönemde çıkan Yön’ün ilk sayısındaki ilk başyazısını şöyle bitirmişti: “Dün olduğu gibi bugün de çıkmazdayız. Dün olduğu gibi bugünde ayakta durabilmemiz, Sam Amca’nın gayretlerine bağlıdır. Hızlı kalkınma temposunu sağlayacak çapta bir kemer sıkma gayreti, gelir dağılışındaki adaletsizliklerin giderilmesi, fedakârlık ve nimetlerde eşitliğin gerçekleştirilmesiyle mümkün olacaktır. Bu sebepledir ki, yirminci yüzyılın ikinci yarısında azgelişmiş memleketler için tek çıkar yol, sosyalizmdir.”

Yön daha sonra, 1963’te Nazım Hikmet korkusunu yerle bir etmiş, “Vatan haini” suçlamasıyla adının telaffuz edilmesinden korkulduğu bir dönemde Yön’ün şiirlerini yayımlamaya başlaması, daha sonra da Kurtuluş Savaşı Destanı’nı kitap olarak çıkarmasıyla birlikte Türkiye bu büyük şairini yeniden keşfetmişti.

Yön’ün yıktığı başka bir tabu da Kürt sorunuydu. “Kürt” sözcüğünün yasak olduğu ve herkesin konudan “Doğu Meselesi” diye söz ettiği bir dönemde, Doğan Avcıoğlu soruna gerçek adını koydu ve Yön’ün 16 Aralık 1966 tarihli 194. sayısında “Kürt Meselesi” başlıklı bir başyazı yazdı: “27 Mayıs’tan beri birçok tabu yıkıldı. Dünün tabuları olan dış politika milli savunma konuları artık hayli serbestçe tartışılabilmektedir. Ama bir tabuya, Sosyalistler de dahil, kimsenin el atmaya cesareti yoktur. Bu tabu Kürt meselesidir.  Sosyalistler olarak, sanıyoruz ki bu önemli mesele üzerinde düşünme zamanı gelmiştir.”

Türkiye'nin Düzeni ve Devrim dergisi

Doğan Avcıoğlu, 1969’da çıkarmaya başladığı Devrim dergisinin logosunun altında Mustafa Kemal’in “İdare-i maslahatçılar esaslı devrim yapamazlar” sözü yazılıydı. Devrim de aynen Yön gibi bir bildiriyle çıktı. Ancak bu kez Yön’deki bildiriden farklı olarak devrimin programı da çizilmişti. O dönemde “darbecilikle”, “Nâsır tipi sosyalizm istemekle” suçlanan Avcıoğlu, buna karşın Devrim’de şunları yazmıştı: “Cunta hikâyesine gelince, halktan kopuk cunta yönetimleri defalarca yazdığımız üzere, çözüm yolu değildir. Türkiye’yi ancak ve ancak, demokratik bir halk iktidarı kurtarabilir.” (Devrim, sayı 43, 11 Ağustos 1970)”

Ve 12 Mart darbesinden on gün önce: “Günümüzün koşullarında bir kurtuluş sıçraması, ancak örgütlü ve bilinçli halk kitleleri eliyle gerçekleştirilebilir.” (Devrim, sayı 71, 2 Mart 1971)

12 Mart darbesinden sonra tutuklanan ve “Ziver Bey Köşkü”nde işkence gören aydınlar arasında Doğan Avcıoğlu da vardır.

Avcıoğlu, beraat edip tahliye olduktan sonra kitap yazmayı sürdürdü. Türklerin Tarihi’nin beşinci cildi 1982’de piyasaya çıktı. Osmanlı Dönemini ele alacağı Türklerin Tarihi’nin altıncı cildini tamamlayamadan 4 Kasım 1983’te hayata gözlerini yumdu. Vasiyeti üzerine Büyükada’da toprağa verildi. Tamamlayamadığı bu altıncı cilt, bıraktığı elyazmalarından yararlanılarak Doğan Yurdakul tarafından yayına hazırlanmış ve 2013’te Osmanlı’nın Düzeni adıyla yayımlanmıştır.

Yayımlanmış kitapları 

Türkiye’nin Düzeni (1968), 31 Mart’ta Yabancı Parmağı (1969), Devrim Üzerine (1971), Milli Kurtuluş Tarihi (4 cilt, 1974-1975), Türklerin Tarihi (1978-1982), Devrim ve “Demokrasi” Üzerine (1980), Osmanlı’nın Düzeni (2013).

CAN YÜCEL’DEN ŞİİR
AVCIOĞLU’NA

Doğan’la bir tarihte
Bu, şimdi yaşadığım mor sahillerde
Üçer beşer yaşlarındaki oğullarını gördüydüm
Dudaklarında birer kibrit çöpü
Ve elleri arkalarında
Yürüyorlardı kumları tekmeleyerek
Babalarının arkasından...
Babaları da arkasında olup bitenden habersiz
Dudaklarının ucunda cigara, sarkmış öyle külü
Elleri arkasında yürüyordu kumsal boyunca
Düşünceli düşünceli
Memleketi nasıl kurtarayım diye
Ölmek için...
(Somut, 13 Kasım 1983)


Pınar Madenci

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
377 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
YABANCI TARİHÇİLER