TÜRK TARİHÇİLER
Weimar Cumhuriyeti'nin Kısa Tarihi / Colin Storer
Almanya’nın en çok ilgi uyandıran ve en bilinen, araştırılan dönemi şüphesiz Hitler dönemi. Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Hitler’in iktidara gelişine kadar varlığını sürdüren Weimar Cumhuriyeti ise bugüne dek bu ilgiden pek nasibini almadı. Colin Storer imzalı Weimar Cumhuriyeti’nin Kısa Tarihi, bu dönemin genel koşullarını, havasını ve Almanya toplumunda yarattığı değişiklikleri akıcı bir şekilde aktarıyor.

Almanya’nın ilk demokrasi ve cumhuriyet deneyimi olan Weimar dönemi, dünyadaki diğer benzerlerinden ayrılıyor, çünkü Fransız Devrimi gibi kanlı ve zorlu bir mücadele dönemi sonucu “kazanılmış” değil. Hatta bazı tarihçilerin dediği gibi, “Weimar Cumhuriyeti zayıf ve doğası gereği kusurlu bir deneydi; kendi halkı tarafından sevilmiyordu ve kendisini doğuran koşullar tarafından başından itibaren lanetlenmişti”. Tepeden indiği ve bu sebepten dolayı başarısızlığa uğradığı, hatta Hitler’in yolunu açtığı söylense de, son yıllarda tarihçiler Weimar Cumhuriyeti’nin hep dile getirildiği gibi başarısız olup olmadığı hakkında daha fazla tartışır oldular. “Güncel olaylar, iki savaş arası Almanya hakkında bildiğimizi zannettiklerimizi yansıtıyor gibi görünse de, yeni nesil tarihçiler Weimar Cumhuriyeti’nin genellikle olumsuz ve determinist popüler ve akademik tasavvurlarına karşı çıkmaktadır.” İşte Storer da bu kitapta bu sorunun peşine düşüyor: Weimar Cumhuriyeti gerçekten başarısız mıydı?

Storer, Weimar Cumhuriyeti’ni yalnızca demokrasi ve cumhuriyet deneyimi olarak değil, aynı zamanda yol açtığı kültürel ve toplumsal değişiklikler bazında inceleyerek, okurlara farklı bir bakış açısı sunmaya çalışıyor. Yazarın detaylı incelemesi sayesinde, bu dönemin kültürel faaliyetler ve araştırmalar söz konusu olduğunda gerçek bir “Rönesans” olduğunu görüyoruz. Özellikle sanat, edebiyat ve bilim alanında tüm dünyada çığır açacak ve takip edilecek yenilikler ve eserler bu dönemde sunuldu. Günümüzde hâlâ ilgi uyandıran resimler, tiyatro oyunları, besteler, romanlar Weimar döneminin eserleri. Bilim söz konusu olduğunda ise kuramsal fiziğin temellerinin yine bu dönemde atıldığını görüyoruz.

Weimar’ın başarılı olup olmadığı sorusu çoğu zaman yalnızca “cumhuriyetin çöküşü”ne odaklanarak cevaplanıyor. Sorunun bu şekilde sorulması, yaşanan yenilikleri göz ardı edecek ya da nispeten önemsiz görecek nitelikte olduğu için, bu cevap da genellikle olumlu olmuyor. Oysa Storer’ın kitabında ayrıntılı olarak gördüğümüz kültürel ve bilimsel derinleşme, başarıyı sadece cumhuriyetin varlığına indirgemeyen bir bakış açısının bu dönemi oldukça “başarılı” bulabileceğini gösteriyor. Tüm bunların yanı sıra, bu dönem cinsel kimliklerin ortaya çıkışı ve –özellikle homoseksüelliği yasak olmaktan çıkarmayı düşünen ilk devlet olması itibariyle- 1960’lardaki cinsel devrimin temelini oluşturması; kadınların sadece yasal haklar bazında değil, yaşam tarzları, kılık kıyafetleri, iş alanındaki yerleri hakkında da sayısız özgürlük kazandıkları bir dönem olması itibariyle de önemlidir.

Storer, savaş sonrası Almanya’yı, cumhuriyetin ilanını, Weimar anayasasını ve parti sistemini, dönemin –çoğu zaman halkı ciddi anlamda sıkıntıya sokan- ekonomik yapısını, dış politikada yaşananları, toplumun geçirdiği dönüşümü ve son olarak cumhuriyetin çöküşünü konuyla ilgili bilgi edinmek isteyenler için çok sade ve akıcı bir şekilde anlattığı bu araştırmasıyla demokrasinin ve cumhuriyetin tek başına bir şey ifade etmediğini, bu değerleri savunan ve onlara sahip çıkanlar olmadığında sonucun neler olabileceğini Weimar örneği üzerinden çok başarılı bir biçimde ifade etmiş. Üstelik, yazar bu analizi yaparken Weimar Cumhuriyeti’ni sadece bir tarihçinin bakış açısından okumakla yetinmiyor; yıllardır doğru kabul edilen birçok olguya başka bir gözden bakmayı da başarıyor. Storer’ın dediği gibi, “Bu ilk Alman demokrasisi, kendi içinde değerlendirildiğinde, olağandışı baskılar karşısında ayakta kalamamış olsa da gurur duyabileceği bir miras bırakmıştır.”

Evrem Türkoz

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
267 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
YABANCI TARİHÇİLER