TÜRK TARİHÇİLER
Kırım - Savaş ve Diplomasi (1853-1856) / Hüner Tuncer

Ülkemizde diplomasi ve dış politika alanında önemli çalışmalar yayınlamış isimlerden biri olan Doç. Dr. Hüner Tuncer tarafından kaleme alınan Kırım: Savaş ve Diplomasi (1853-1856) başlıklı kitap, Tarihçi Kitabevi tarafından yayımlandı.

Modern savaşların öncüsü olarak nitelendirilen Kırım Savaşı, ilk kez demiryolları, zırhlı gemiler ile mayınlar gibi teknolojik gelişmelerin savaş alanına uygulandığı ve Birinci Dünya Savaşı’ndan yarım asır önce siper savaşının yıkıcılığının yaşandığı bir çatışma ortamına sahne olmuştur. Öte yandan Kırım Savaşı, Florence Nightingale’in öncülüğünde kadınların önemli rol oynadığı ve telgrafın kullanılması sayesinde savaştaki gelişmelerin anında savaşan ülkelerin halklarına yansıtıldığı bir savaş olma özelliğini de taşımaktadır.

Osmanlı İmparatorluğu’nun Avrupa sistemi içerisindeki gerilemesi üzerine odaklanan “Doğu Sorunu”; İngiltere, Fransa, Rusya ve Avusturya gibi Avrupa’nın başat güçlerini karşı karşıya getirmekteydi. Buna karşılık Tanzimat Hareketi ile başlayan Osmanlı modernleşme süreci kökleşmiş kurumlarda beklenen reformları sağlayamadığından, Osmanlı devlet yapısının söz konusu gerilemeye etkin bir reform ile karşılık vermesi de mümkün olamamıştı. Rus çarı I. Nikola 1853 yılında Osmanlı’yı “Hasta Adam” olarak nitelendirmekteyken, aynı zamanda Osmanlı topraklarının Rusya ile İngiltere arasında bölüştürülmesini önermekteydi. Öte yandan Hz. İsa’nın doğduğu ve Hıristiyanlığı yaydığı Osmanlı Devleti’nin hükümranlığı altındaki “Kutsal Yerler” konusunda da Rusya ile Fransa arasında çıkar uyuşmazlığı söz konusuydu. Avusturya ise Rusya ile Fransa arasındaki Kutsal Yerler’e ilişkin çatışmanın Balkanlara yayılmasını istemediğinden, yatıştırıcı bir politika izleme endişesindeydi.

Osmanlı Devleti ile Rusya arasındaki savaş, Osmanlı’nın hükümranlığı altında bulunan Tuna Beylikleri üzerindeki anlaşmazlıklar yüzünden ortaya çıkmış ve kısa bir süre sonra Kırım’a sıçramıştır. Osmanlı-Rus Çatışması’nın Avrupa’nın Büyük Güçleri’nin eklemlenmesi ile Kırım Savaşı’na dönüşmesine neden olan gelişme, 30 Kasım 1853’te yer alan Sinop Deniz Muharebesi’dir. Sinop Muharebesi, Osmanlı-Rus Çatışması’nı yakından izlemekte olan İngiltere ile Fransa’nın savaşa girmesini hızlandırmıştır. Kırım yarımadasına yığılan askeri güçlerin dahil olduğu savaşta Osmanlı’nın askeri rolünün nispeten az olduğu görülmektedir. Savaş, İngiliz ile Fransız askeri güçlerinin Sıvastopol’u işgaliyle sonlandırılmıştır. Kırım Savaşı’nın Osmanlı İmparatorluğu’nun parçalanma sürecini hızlandırmış olduğu ve Balkan devletlerinin bağımsızlık süreçlerini hazırladığı söylenebilir.

Osmanlı İmparatorluğu’nun şanlı geçmişinin geride kaldığının göstergesi olan Kırım Savaşı, Osmanlı coğrafyasının Avrupalı devletlerin politik müdahalelerine açık hale geldiğini gözler önüne sermektedir.

Kırım Savaşı konusunda ürettiği çalışma çerçevesinde Doç. Dr. Hüner Tuncer, ülkemizde “Osmanlıcılık” hülyası görenlere ve Osmanlı’yı yeniden yaşatmak isteyenlere diplomasi tarihinden öne çıkarttığı analizle akademik bir eleştiri getirmeyi amaçlamıştır.

Burak Samih Gülboy

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
267 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
YABANCI TARİHÇİLER