TÜRK TARİHÇİLER
Galat-ı Meşhur Doğru Bildiğiniz Yanlışlar / Soner Yalçın

Soner Yalçın gazeteciliğe başladığı ilk yıllardan itibaren siyasette herkesin gözü önünde yaşanan olayların “arka planı”na ilişkin ilginç yorumlarıyla dikkat çekti. Yeni kitabı Galat-ı Meşhur’da da aynı yolda ilerliyor. OdaTV davasındaki tutukluluk süreci ile “olaylar”ın doğrudan aktörü olarak da öne çıkan Yalçın, “Türkiye’nin başına gelenler”i aralarında bağlantılar kurarak ve kendi yorumlarını sıkça ekleyerek bir kez daha anlatıyor.

Türkiye’nin gidişatına ilişkin çok farklı kalemlerden sıkça duyduğumuz değerlendirmelere o da yer veriyor. “Göbbelsci propagandaya göre bir şeyi sık tekrarlarsan o gerçek olur” aktarımı bir örnek. Mevcut durumu Fransa’da III. Napolyon’un gerçekleştirdiği darbe iktidarı dönemi ile kıyaslamak bir diğeri. Son birkaç yıldır farklı bloklarda yer alan muhalif kalemlerin sıkça tekrarladığı değerlendirmeleri Yalçın, “Kemalist Devrim’in yıkılmak istendiği” ana fikri etrafına yerleştiriyor.

Galat-ı Meşhur, “herkesin doğru bildiği yanlış” demek. Yalçın, tarihten ve günümüzden böyle pek çok örneği sıralamış. CHP’ye serbest piyasadan vazgeçip kamulaştırmaya dönmesini önerirken, Soma faciası ile iktidarın önemli isimleri arasındaki ilişkilere ve madenin tarihsel arka planına dalıveriyor örneğin. Madenin ilk sahibi Osman Ağa’dan, 1978’de Ecevit hükümetinin madenleri kamulaştırmasına kadar geçmişi özetlerken; İngiliz İşçi Partisi’nin sosyalist lideri Jeremy Corbyn’den 2014’te “Serbest piyasanın miadı doldu” diyen sanayi ve ekonomi bakanlıkları yapmış Fransız siyasetçisi Arnaud Montebourg’a uzanan güncel dayanaklar buluyor kendine. Ve örneğin Corbyn yükselirken CHP’nin, “Ali Babacan adeta CHP’li” demesine tepki gösteriyor. Babacan’a karşı SYRIZA’nın ilk hükümetinde görev yapan Varufakis’i örnek veriyor. Tabii ABD’de devam eden başkanlık seçimlerinin “solcu” adayı Demokrat Partili Bernie Sanders’i de... Sonunda CHP’yi “altı ok”a yeniden sahip çıkmaya çağırıyor: “Altı ok, halk sınıfları ittifakının çimentosudur!”

Polemiğe açık satırlar

Yalçın’ın kitabında polemiğe açık çok satır var: Halka ucuz giyecek veren Sümerbank Hakkâri fabrikasını kapatan Özal’ın PKK’yı büyüttüğünü. 17-25 Aralık’ta dört bakan hakkındaki soruşturmayı komisyonda düşüren AKP’li dokuz milletvekilinin TBMM’de hiçbir yazılı ya da sözlü önerge, genel görüşme, soruşturma, gensoru, araştırma önergesi vermediği... Bedelli askerlik tartışmaları. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in, “Sekülerlik dünyayı topyekûn bir savaşa soktu” sözleri. IŞİD’i MOSSAD ve Barzani’nin kurduğu iddiası. Ermeni meselesine ilişkin Atatürk’ün tepkisi. Türkiye’de “sandığın” 70 yıldır ülkeyi gericileştirdiği.

Kısacası Soner Yalçın kendi rotasında yeni durağını sunuyor Galat-ı Meşhur’la. Üstelik Ankara’daki bombalı saldırılar gibi çok yakın tarihli olayları da katarak çözümlemeler yapıyor. Fakat bizce içlerinde çokça tartışmaya açık olanlar var. Bir örnekle bitirelim. Yalçın dünyada “vahşi kapitalizmin çöktüğünü” savunarak, “dünyanın yeniden Keynesçi sosyal devlet ekonomisine doğru yüzünü döndüğünü” öne sürüyor. Ve hem Keynes’i hem de onun takipçilerinden ABD’li ekonomist Josph Eugene Stiglitz’i “kapitalizmin içine gömülmüş sosyalizmin temsilcisi” olarak tanımlıyor. Bu iddialarına dayanak olaraksa Thomas Piketty’nin yakın zamanda çok tartışılan Kapital kitabı ile “Batı’nın Karl Marx’a döndüğünü” söylüyor. Marksist iktisatçıların Keynesci ekonomik modelin, “kapitalizmin krizini aşmak” amacıyla uygulandığı ya da Piketty’nin kitabının hedefinin, Marx’ı değil bir “iyi niyetli kapitalizm”i öngördüğüne ilişkin eleştirilerine ise hiç değinmiyor. Piketty’nin çalışmasındaki rakamların hatalı olduğunun ortaya çıktığı ve kendisinin de bunu kabul ettiği de hatırlanırsa, insan “Keşke Marx ve Piketty bu kadar kolay yan yana konuvermeseydi” deyiveriyor.

Barış Avşar

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
233 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
YABANCI TARİHÇİLER