TÜRK TARİHÇİLER
Bilgeliğin Yedi Sütunu / T. E. Lawrence

Gerek ortaöğretim bilgileriyle gerek ise kulaktan dolma bilgilerle olsun “Arap İhaneti” cümlesini hep duymuşuzdur, ancak bu bilgiler tam olarak olayı canlı yaşamayan insanlar tarafından anlatıldığı için maalesef olayın gerçek yönlerini, gerçek yaşanmışlıkları anlamamız için yeterli değildir. Burada tanıtımını yapacağımız eser ise sekiz yıl Ortadoğu’da ajanlık yapmış, Türk Arap mücadelesinde fitili ateşleyen kişi tarafından kaleme alınmasından dolayı diğer bilgilerden ve eserlerden ayrılır. Bunu canlı yaşayan ve ne Türk ne de Arap olan birinden dinlemek bu konunun bütün yönlerini bize sermesi açısından çok yararlı olacaktır. 

Tarihi olayları aydınlatmada anı türünde olan eserler, belgelerde bile bulunmayan yönleri ile resmi öğelerden çok insani ve sosyal öğeleri göstermesiyle çok önemlidir.

Anılar ile ilgili yaptığımız tespitten sonra sık sık duyulan ama hakkında tam bilgi sahibi olmadığımız “Arap İhaneti”ni anlamamızı sağlayacak bir eseri tanıtacağız.


Bilgeliğin Yedi Sütunu

Bunun haricinde ikisi çeviri olan birkaç kitabı daha bulunan Lawrence'ın başyapıtıdır. 1919 yılında AllSouls Koleji'nde araştırma yapma şansı verilmiş, bu çalışmaları yedi yıl sürmüştür. Yedi yıl süren çalışmalarının ardından kitabı 1926’da okuyucuya sunan Lawrence önce çok fahiş fiyatlarla sattığı kitabından bir süre sonra kar amacı gütmemiştir. Eser askeri strateji, Arap kültürü ve coğrafyasıyla ilgili denemeler de içermektedir. Kitap oldukça yoğun ve karmaşık bir kelime örgüsü ile yazılmış, yer yer acıklı, yer yer komik öğeler içeren önemli bir yapıttır.

Lawrence, notlarını kaybettiği için kitabı üç defa yazmak zorunda kalmıştır. Öyküsel anlatımında gerçek ile fanteziyi ayırt etmek zaman zaman zor olmaktadır. Gerçekle hayali karıştırmaktan zevk aldığı aşikârdır.

Eser Türkçe’ye Bilal Çölgeçen tarafından çevrilmiş, Nemesis Kitaplığı aracılığıyla okuyucuya sunulmuştur. Türkleri çok alakadar eden bir konu olduğundan dolayı kısa sürede 3. basımı yapılmıştır.

Kitabı okumaya Lawrence’in ‘’Sekiz yıllık görevimde şunu anladım ki yirmi sekiz Arap eyaletinin topu bir İngiliz vatandaşının canına değmez.’’ sözüyle başlıyoruz. Arap dünyasıyla ilgili bütün anılarını bu cümleyle özetleyen Lawrence’in kitabını okumaya, İngilizlerin umutla Arabistan’ a yolculuğuyla devam ediyoruz. Lawrence’in Akabe’ye varışından itibaren ilk faaliyetleri Araplar hakkında tespit yapmış olmasıdır. Bu tespitlerden başka dikkat çekici bir nokta ise yolculuk başlamadan Lawrence’in kılık değiştirmesi, İngilizlerin Faysal’ı keşfetmesi ve daha birçok planın hazırlanmış olması bize Arapların kışkırtılmasının İngilizlerin nezdinde ne denli önemli olduğunu göstermektedir. Lawrence’in tespitleri arasında Türklerin Araplara karşı şaşırtıcı bir saygıya sahip olduğu da vardır.

Osmanlı Devleti içerisindeki birçok etnik unsurdan can sıkıcı diye bahseden Lawrence, Arap kılığına girip ayaklanmanın temellerini atmasıyla eser devam etmektedir. Ayrıca otobiyografik bir nitelik taşıyan eser, Lawrence’in çöl yaşamında çektiği zorluklara da değinmektedir. Bu zorluklara rağmen Lawrence’in ve İngilizlerin vazgeçmemeleri ise kendileri için konunun ne derece önemli olduğunu bize anlatmaktadır.

Eser, Osmanlı toplumu ve Arabistan hakkında her kısmında bilgi vermektedir. Lawrence iyi bir analizcidir. Bu analizlerinden en büyüğü Arapların Enver Paşa’yı nasıl kandırdığını gözlemlemesidir.Ayaklanmanın başlatılmasından sonra umduğunu bulamayan Lawrence umudunu yitirmeye başlamıştır ancak İngiliz hükümetinin bu kalkışmaya olağanüstü destek olması onu şaşırtmıştır.

En sonunda umudunu tam olarak yitiren Lawrence, son söz olarak bütün çabaları büyük bir fantezi olarak değerlendirmiş ve ülkesine geri dönüp anılarını birleştirmeye koyulmuştur.

Yazının başında dediğimiz gibi “Arap İhaneti”ni ne kadar biliyoruz? Hem bu ihaneti öğretmesi hem de ülkemizin ne zorluklarla, iç ve dış düşmanlara rağmen kurulduğunu göstermesi açısından çok manidar olan bu eser, her Türk vatandaşının okuması gereken türdendir.

Berk Yıldız

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
299 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
YABANCI TARİHÇİLER