TÜRK YAZARLAR

Anasayfa

Tarih 29 Ekim 1923’ü gösterdiğinde egemen kayıtsız şartsız milletin olduğundan dolayı devletin şekli Cumhuriyet konuldu. Ama bunu hazmedemeyenler ülke içerisinde isyanlar çıkarttı. Neyse ki çıkan yasalar ile bu durum bastırıldı. Olaylar çözülünce batılı anlamda eşitlik sağlanması için yenilikler başladı. Bunlar ilke ve inkılaplar, şapka, alfabe, kılık kıyafet, eğitim alanında Tevhid-i Tedrisat, ekonomi alanında İzmir İktisat Kongresi, mecliste çok partili program ve daha nicelerinin temelleri atıldı. Mustafa Kemal Atatürk bu durumlar ile uğraşırken kendisine hiç dikkat etmediği için hastalığı ilerledi ve yanlış teşhis yüzünden çok geç kalındı. Özel meselem dediği Hatay’ın anavatana katılışını göremeden 10 Kasım 1938 tarihinde gözlerini sonsuzluğa gömdü.
Cem Sultan, ağabeyi Beyazıd ile yapmış olduğu taht mücadelesi sonucunda Rodos’a kaçmış burada Rodos Şövalyelerinin üstadı Pierre d’Aubusson tarafından karşılanmıştı. Bu karşılama, Cem Sultan olayına şövalyelerin karışmasına sebep olmuş, Cem Sultan, ezoterik çalışan Tapınakçılar gibi bir topluluğun içine düşmüştü. Bu topluluk için Cem her daim iyi para getirmişti. Sultan Beyazıd, Cem’i yanlarında tuttuğundan dolayı Şövalyelere her yıl 45 bin duka altın ödemiş, ayrıca Sultan Beyazıd, Kutsal Emanetlerden bazılarını da Şövalyelere vermiştir.
Türkçülerin ülküsü Turan olmuştur. Turan ise Oğuzları, Tatarları, Kırgızları, Özbekleri, Yakutları, dilde, edebiyatta, kültürde birleştirmektir. Turanlılar ise yalnız Türkçe konuşan milletlerdir. Türkçülük içinde 3’e ayrılmıştır. Bunlar Türkiyecilik, Türkmencilik ve Turancılıktır. Lakin günümüzde gerçek olan yalnızca “Türkiyecilik”tir. Geri kalan ise hala bir ülkü halindedir.
İslamiyet’ten önce Arap toplulukları, nesilleri tükenmiş kavimler ve soyları devam edip günümüze kadar gelmiş kavimler olarak ikiye ayrılmaktadır. Araplar, İslamiyet’ten önce farklı bölgelerde devletleşmişler ya çöllerde yaşayıp bedevi olmuşlar ya da yerleşik hayata geçmişlerdir. Örneğin, Yemen’de Main, Sebe ve Himyerliler, Kuzey Arabistan’da Nabatiler, Tedmürlüler, Gassaniler, Hireliler, Kindeliler devletletmişlerdir. Hicaz’da Mekke ve Medine, iki önemli şehirdir. Araplar kabileler şeklinde örgütlendiklerinden dolayı her daim aralarında savaşlar cereyan etmiş, yalnızca Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep aylarını ‘Haram Aylar’ adı altında andıklarından bu aylarda savaş yapmamışlardır.
Günümüzde insan hayatını şekillendiren en önemli icatların başında teknoloji gelmektedir. Teknoloji öyle bir hal almıştır ki elimize, evimize, işimize girmiştir. Örneğin, televizyon herkesin evinde bulunan bir alettir. Evinde televizyon olmadığını duyduğumuz kişilere ise şaşkınlıkla yaklaşırız. Yayınlanan diziler, filmler, haberler ve çok dahasını televizyondan öğreniriz. İzlediğimiz dizi ya da filmlerde bir karakter severiz ve takip ederiz. Bu kişilere aktör, artist, oyuncu deriz. Peki, şunu merak etmez miyiz? Mesela tarihteki ilk aktör ve oynadığı ilk film neydi? Ya da mesela ilk sakız, kaçırılan ilk uçak, ilk bilgisayar, ilk boşanma olayı veyahut en yüksek dağ, en uzun nehir, en pahalı gitar, dünyanın en derin noktası. Bunlar ve dahası birçok bilgiye Arman Polatlı’nın yazarlığını yapmış olduğu Tarihin İlkleri ve Enleri kitabında cevap buluyoruz.
Sinan Meydan, İnkılap Yayınevi'nden çıkarmış olduğu esere muhteşem bir isim bulmuş. Çünkü bir yazarın kitap adıyla ve kapağıyla okuyucuyu etkileyebilmesi, onu kitabın içine çekebilmesi çok önemli. Atatürk Etkisi de sadece ismi ile bile okuyucuda merak uyandırıyor. Sinan Meydan ilk defa bir Atatürk kitabı yazmadı. Türkiye'de Atatürk üzerine çalışmalar yapan ve halka Atatürk'ü anlatan en önemli tarihçilerden biri demeyeceğim çünkü en önemlisi. Hayatını tarihin başka alanlarına veya başka şahsiyetlerine adamadı. Sadece ve sadece Atatürk üzerine yazdı, düşündü ve yaydı.
Bağımsız Bosna-Hersek kurucu Cumhurbaşkanı, İslam Manifestosu yazarı ve Genç Müslümanlar teşkilat üyesi Aliya İzzetbegoviç, Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti’nin sözde toplumsal düzenine yönelik tehdit iddiasıyla yargılandığı Saraybosna Davasında yargıçlara verdiği ifadesini bu sözlerle bitirmişti. Yazarlığını Ömür Uzel’in yapmış olduğu Tarihe Geçen Savunmalar adlı kitap bizlere, hem ülkemizde hem de dünyada davalarındaki savunmalarıyla, mücadeleleriyle ses getirmiş olan şahsiyetlerden bahsetmektedir.
 1  ...
YABANCI YAZARLAR