TÜRK YAZARLAR

Anasayfa

1990'lı yıllar, HDP'nin dağ kadrosundan Sırrı Sakık'ın kardeşi Şemdin Sakık, terör saldırıları için şöyle bir ifade kullanıyor: “Silahımız tükenir, sayımız azalırsa Bodrum’a gider yatlarını yakarız. Antalya’ya iner seralarını yakarız. İstanbul’a çıkar arabalarını yakarız. İzmir’e ulaşır ormanlarını yakarız.”
Yaklaşık iki gündür sosyal medyada bir Ali İhsan Şenocak tweeti dolanıyor. Dinci (!) Ali İhsan Şenocak, File'nin Sultanları için demiş ki: "İslamın kızı! Sen oyun alanlarının değil, imanın, iffetin, ahlakın, hayanın, edebin sultanısın. Sen “burnunu göstermekten utanan” anaların evladısın. Ekranlara ve sakallı ağabeylerinin popüler kültürün kurbanlarına “sultan” demesine aldanmayasın! Umudumuz da, duamız da sensin."
Son zamanlarda dikkatimi çeken, vatan haini seviciliğidir. İktidarı sevmezsiniz, olabilir. Muhalif partileri sevmezsiniz, olabilir. Ülke yönetiminden memnun olmazsınız, olabilir. Bu ve daha pek çok sebep, iktidara muhalif olmanız için sebep olabilir. Ancak bu durum, gün geçtikçe vatan hainliğine sirayet ediyor.
Bedenimin babası Ali Rıza Efendi, hislerimin babası Namık Kemal, fikirlerimin babası ise Ziya Gökalp’tir” Atatürk’ün dile getirmiş olduğu bu sözü, eminim ki mutlaka duymuşsunuzdur. Atatürk’ün, fikir babası Ziya Gökalp ile kesiştiği önemli konulardan biri de din meselesidir. Örneğin Atatürk, din hususunda şunları dile getirmiştir:
1876-1909 yıllarında tahtta oturan II.Abdülhamid, bu dönem de pek çok kelimeyi yasaklatmış, hatta öyle ki kitaplar yaktırmış, basım yerlerini kapattırmış, bu kelimeleri kullananları sürdürmüştür.Bu dönemde bir yazı yazma gayesinde olan insanlar, kırk ölçüp bir biçmiştir.
90'lı yılların başında öz kızına tecavüzden yargılanan baba, mahkeme salonunda hakime şöyle diyor; "Hakim Bey, bahçenize diktiğiniz ağacın ilk meyvesini başkasına verir misiniz?" 14 yaşındaki kızına tecavüzle yargılanan bir başka baba ise, mahkeme salonunda şunları söylüyor; "Benimle olmasaydı, zaten biriyle yaşayacaktı. Önce benimle deneyimledi. Ben yabancı değilim, babasıyım, ne var?"
Yıl 1925, TBMM'de Konya milletvekili Refik Koraltan'ın sesi yankılanıyor; "Esasen türbeler, tekkeler ve zaviyeler gibi evler....memleketin içide vasıtai idlal ve iğfal olmuşlardır. Birer fesat menbağı olmuş ve zaman zaman memleketin, milletin azami zararlarını icap edecek hainane ifsadata zemin teşkil etmiştir."
 1  ...
YABANCI YAZARLAR