TÜRK YAZARLAR

Anasayfa

David, Romanya Bükreş’te doğmuş, Musevi bir ailenin çocuğu idi. Babası Yakup’un orduya üniforma diken bir fabrikası vardı. Ancak David’in şanssızlığı çocukluktan itibaren başlamış, annesi onu ve babasını bırakarak Fransa’ya yerleşmişti. David için hayat arkadaşı Elena idi, ileride evlenmeyi düşündüğü, dünyalar güzeli Elena…
“Kendi ölçülerimize göre tarihsel veriler ile girelim konuya. Evrenimiz, yaklaşık 50 trilyon yaşında. Kim yaptı, nasıl yaptı, niye yaptı?...” Halit Kakınç’ın yazarlığını yapmış olduğu “Yazılmamış Bir Tarih” olan kitabı açtığımızda ilk bu sözler karşılıyor bizleri. Muazzez İlmiye Çığ’ın önsöz yazdığı bu kitapta, Atatürk ve Mu kıtasından, Sodom ve Gomora’dan, Geçmişteki nükleer ve termonükler savaşlardan ve dahası birçok dikkat çeken konulardan bahsediliyor.
Afife’nin tiyatro aşkı küçüklükten başlayıp gözlerini kapayıncaya kadar sürdü. Ancak, Müslüman bir kadın oyuncu olamaz anlayışı sebebiyle hep engeller çıktı önüne. Bunun en iyi özeti Afife’nin tiyatro oyununu basan Kadıköy Polis Karakolu polis müdürünün sarf ettiği şu cümlede saklıydı. “Afife Jale’yi sahnede gördüğümde, avradımı şanoda görmüş kadar fena oluyorum.”
“Demokrasi bile onların yani Batı’nın ürettiği bir kavram değil. Bu kelimenin orijinali Arapça olabilir. Yani Latince ya da Yunanca değil. ‘Dimu-Karasi’den alınmıştır. Yani ‘daima koltukta oturmak’. Koltuğu ele geçiren bir siyasetçi ne pahasına olursa olsun koltuğu yani iktidarı başkasına vermiyor.” Kaddafi, 1986 yılı Nisan ayında, gazetecilerin ve yazarların olduğu toplantıda böyle bir açıklama yapmıştı. Günümüzü özetleyen ne güzel bir kelime Dimu-Karasi… Lakin anlayanlara…
Tarih 29 Ekim 1923’ü gösterdiğinde egemen kayıtsız şartsız milletin olduğundan dolayı devletin şekli Cumhuriyet konuldu. Ama bunu hazmedemeyenler ülke içerisinde isyanlar çıkarttı. Neyse ki çıkan yasalar ile bu durum bastırıldı. Olaylar çözülünce batılı anlamda eşitlik sağlanması için yenilikler başladı. Bunlar ilke ve inkılaplar, şapka, alfabe, kılık kıyafet, eğitim alanında Tevhid-i Tedrisat, ekonomi alanında İzmir İktisat Kongresi, mecliste çok partili program ve daha nicelerinin temelleri atıldı. Mustafa Kemal Atatürk bu durumlar ile uğraşırken kendisine hiç dikkat etmediği için hastalığı ilerledi ve yanlış teşhis yüzünden çok geç kalındı. Özel meselem dediği Hatay’ın anavatana katılışını göremeden 10 Kasım 1938 tarihinde gözlerini sonsuzluğa gömdü.
Cem Sultan, ağabeyi Beyazıd ile yapmış olduğu taht mücadelesi sonucunda Rodos’a kaçmış burada Rodos Şövalyelerinin üstadı Pierre d’Aubusson tarafından karşılanmıştı. Bu karşılama, Cem Sultan olayına şövalyelerin karışmasına sebep olmuş, Cem Sultan, ezoterik çalışan Tapınakçılar gibi bir topluluğun içine düşmüştü. Bu topluluk için Cem her daim iyi para getirmişti. Sultan Beyazıd, Cem’i yanlarında tuttuğundan dolayı Şövalyelere her yıl 45 bin duka altın ödemiş, ayrıca Sultan Beyazıd, Kutsal Emanetlerden bazılarını da Şövalyelere vermiştir.
Türkçülerin ülküsü Turan olmuştur. Turan ise Oğuzları, Tatarları, Kırgızları, Özbekleri, Yakutları, dilde, edebiyatta, kültürde birleştirmektir. Turanlılar ise yalnız Türkçe konuşan milletlerdir. Türkçülük içinde 3’e ayrılmıştır. Bunlar Türkiyecilik, Türkmencilik ve Turancılıktır. Lakin günümüzde gerçek olan yalnızca “Türkiyecilik”tir. Geri kalan ise hala bir ülkü halindedir.
 1  ...
YABANCI YAZARLAR